Back
Ali Koç
Vice Chairman of the Board of Directors, Tüpraş (Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.)

Özel Yayın - Ali Koç | "Ben taraftar olarak tribünde olsaydım, yönetime destek verirdim."

🎥 May 06, 2025 📺 TRT SPOR ⏱ 130m 👁 579559 views
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, TRT SPOR'un sorularını yanıtladı...
Watch on YouTube
Transcript (278 segments)
T
Tayfun Bayındır0:01
Değerli sporseverler, değerli futbol severler, çok özel bir yayında sizlerle birlikteyiz. Sayın Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'la birlikteyiz. Yaklaşık 2 saat boyunca gündemdeki konuları değerlendireceğiz. Hem Spor Manşet'in yorumcusu olarak hem de Milliyet Gazetesi Spor Müdürü olarak yanımızda. Tabii bizden sonra bu akşam dün akşamki gibi başkanım birazcık futbolla girmek istedim, belki havayı da dağıtırız bu şekilde. Arsenal Paris Saint-Germain mücadelesi var, daha doğrusu Paris Saint-Germain Arsenal mücadelesi var. 1-0'ın rövanşında saat 22:00'de TRT1 ekranlarında olacak. Dün akşam oynanan Inter Barcelona karşılaşması da son yılların belki de en heyecanlı Şampiyonlar Ligi mücadelesi oldu. İlk karşılaşmaya benzedi. 2-0'ın ardından mağlup duruma düşen Barcelona skoru 3-2'ye getirdi. Son dakikalarda 3-3 ve uzatma dakikalarında gelen golle 4-3 Inter finale çıktı. Daha önce hatırlayacaksınız Manchester City ile Inter karşı karşıya gelmişti İstanbul'da ve Manchester City kupayı kazanmıştı. İzlediniz mi başkanım?
A
Ali Koç1:09
İzledim. İzledim. Çok da heyecanlı izledim. Ben Inter geçer diye düşünüyorum. Çünkü Inter'e çok gol atmak kolay değil. Barcelona çok atıyor, çok yiyor. Kim geçerse geçsin hafızalarımızdan silinmeyecek maç oldu.
T
Tayfun Bayındır1:28
Manchester United Lyon maçı gibi.
A
Ali Koç1:28
Evet, o karşılaşma da yine aynı, o da olaüstüydü. 2-0, 4-2, son uzatmalarda 5-4 Manchester aldı. Bu sene UEFA yeni formatıyla, orayla da çok toplantılarımız oluyor. Son derece memnunlar yeni formatlarından ve onların bir grafik tablosu var. Maçlar oynanırken çıkacaklar çıkmayacakları nasıl değiştiği, kaç defa el değiştirdiğini gösteriyor. Çok etkileyici bir tablo. Ben bu yeni formatı çok beğendim.
T
Tayfun Bayındır1:56
Paris Saint-Germain Arsenal eşleşmesi ile ilgili bir tahmininiz var mı?
A
Ali Koç2:00
Onla o benim için çok zor bir durum. Çünkü ben küçük yaşta İngiltere'de yatılı okumaya gittim. Oradaki takımım Arsenal'di. Ama PSG'nin başkanı Nasri de benim çok yakın dostum. Geçen sene finale çıkacağını düşünmüştük. Birkaç maçına da gittik. Çok arzu ediyor. Çok büyük yatırımlar yaptılar. Bu sene o sene olacak gibi gözüküyor onlar için. Çünkü benim arada kaldığım bir maç ama Nasır için PSG kazansın istiyorum.
T
Tayfun Bayındır2:30
Evet. Paris Saint-Germain de çok ciddi yatırımlar yaptı. Şampiyonlar Ligi finaline de ulaştı. Ancak kazanmayı işi şu ana kadar başaramadı. Öncelikle çok teşekkür edelim, TRT Spor'u tercih ettiğiniz için.
Biz teşekkür ederiz kabul ettiğiniz için. Her zaman başkanları ağırlamak, futbolu konuşmak bizim için büyük bir zevk. Çünkü gıyabınızda zaten konuşuyoruz maçları. Direkt birinci elden birçok şeyi öğrenmek, birçok şeyi konuşmak, spor severleri, futbol severleri bilgilendirmek zaten bizim işimiz. Siz aslında Yüksek Divan Kurulu toplantısında birçok şeyi açıklamıştınız. Birçok soruya da cevap vermiştiniz ki Kayserispor beraberliğinin ardından gelen bir Yüksek Divan Kurulu toplantısıydı ve bir genel kurul kararı almayacağınızı belirtmiştiniz. Takımla ilgili birçok şeyi orada açıklamıştınız. Yeri gelince onlara da girebilirsiniz, siz de girebilirsiniz. Ama tabii bir derbide daha sonra oynandı ve orada da evinde Beşiktaş'a 1-0 kaybeden Fenerbahçe ile şampiyonluk yarışında 8 puanlık bir fark ortaya çıktı. Hemen bu mağlubetin ardından sizlerle birlikteyiz. Yani şöyle girebilirim belki de Yüksek Divan Kurulundaki açıklamalarınızla, kararınızla aynı noktada mısınız? Bir değişiklik oldu mu? Bu maç sizi etkiledi mi? Bu maçla ilgili arkasından size neler düşündürttü? Sözü böyle başlayabiliriz.
A
Ali Koç3:46
Öncelikle tekrar teşekkür ederim. Bizi izleyenlere de sevgi ve saygıyla selamlayalım. Önemli maç öncesi programımızı ayırdınız. Sağ olun. Sizden bir tek ricam var. Ne istiyorsanız eldivensiz hiç çekinmeden sorun. Ben zaten uzun zamandır konuşmuyordum. Yüksek divanda konuştum ama bu sene sözcülüğümüzü Acun Bey üstlendiği için ben herhalde 7. sezonda en minimum konuştuğum sezon olmuştur. Dolayısıyla benim de içimi dökecek çok konum var.
Öncelikle aynı noktadayım. Ben ve arkadaşlarım Yüksek Divan Kurulunda bundan sonraki süreçle ilgili söylediklerimizin aynı noktadayız. Evet, Beşiktaş mağlubiyeti kabul edilemez. Derbi performansımız kabul edilemez bu sene. Ama bununla beraber divanda da söylediğim gibi iki tane konuda ben vaatte bulunmuştum yıllar önce. Tekrar hatırlamak hatırlatmak gerekirse biz göreve geldiğimiz zaman UEFA'nın yayınladığı raporun kapağındaki kulüp Fenerbahçe'ydi ve batmaya en yakın Avrupa kulübü olarak bizden bahsediyorlardı. Finansal fair play vardı.
O dönem geldiğimizde sattığımız kadar satın alabiliyorduk. Yani manevra alanımız son derece kısıtlıydı. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle Fenerbahçe hem kurumsal yapı olarak hem işleyiş olarak hem finansal olarak bambaşka bir noktadayız. Sportif geleceğe gelince, iki tane vaat verdim: sportif başarı ve mali bağımsızlık. Mali bağımsızlık deyince de hiç kimse sormuyor. Ne demek istiyorsunuz kardeşim? Mali bağımsızlık nedir?
T
Tayfun Bayındır5:45
Ben soracağım birazdan.
A
Ali Koç5:47
Mali bağımsızlık bir finans kuruluşundan kredinizin olmaması değil. O zaman Koç grubu da, Sabancı grubu da, İş Bankası da, yani kim borç kullanıyorsa ki ticaretin doğasında borç kullanmak, hele sağlıklıyız şirketler için gayet doğaldır. Ve sportif başarı ama sportif başarının içinde zaten Aziz Başkanın da başlattığı dünyanın en büyük spor kulübü, hatta en büyük ve başarılı spor kulübü anlayışını, kültürünü, vizyonunu biz aynen devam ettirdik. Üstüne koyarak da gittik. İnşallah daha fazla da koyarız. Bunun için de Aziz Başkan'a da bir Fenerbahçe taraftarı olarak da teşekkür etmek istiyorum ki kulübün, camianın çoğunluğunu diğer branşlara da odaklayabilen bu vizyonu ve bunu hayata geçirdiği için biz de hatırı sayılır onun üstüne koyduğumuzu düşünüyorum.
Orada mağlup edilecek bir şey olmadı ama esas açlık futbolda başarıydı. Ve iki vaadimizden birinde şu an biz birkaç ay dedik ama birkaç hafta hatta birkaç gün içinde yerine getirebilecek konuma geldiğimiz için Allah'ıma şükrediyorum.
Biz bu konuma getirirken Türkiye'de mesela şöyle söyleyeyim. Biz geldiğimizde bu geçen sene 10,5 milyon mu ne almışız, 10,5-11 milyon yayın gelirinden o zaman 44 küsür milyon euro alınmıştı. Yayın geliri biliyorsunuz küçüle küçüle bambaşka bir noktaya geldi. Geçen sene 99 puanla tarihi rekorla 7,58 milyon almıştık. Şampiyon takımda 8,59 almıştı. Yani bu kabul edilemez. Ekonomik şartlar ne kadar değiştiğini biliyorsunuz. 4.35'ti kur, şimdi 44'lere geldi. %15 vergi veriyordu, 40'a çıktı. Bir Covid yaşadık. Doğuş grubunun 11 milyon euroluk basketbol sponsorları vardı, kendi sebeplerinden dolayı onlar bizden önce geri çekildiler. Yani ekonomik konjonktür de aleyhte çalıştığı, faizlerin 89'lardan 60'lara, 50'lere, 60'lara geldiği bir ortamda biz bu mali bağımsızlık hedefini bir noktaya getirdik.
Ancak istediğiniz kadar mali açıdan bağımsız olun, istediğiniz kadar ki bu da olacak. Şöyle rakam söylemiyorum ama hatırı sayılır. Üç rakamlı montanlarda artı paramız da olacak Allah'ın izniyle, inşallah 3-4 ay sonra.
Bütün amatör branşlarda başarı üstüne başarı koy. Olimpiyatları her sene, her dönem en çok sporcu yolla. Futbolda şampiyonluk olmadığı zaman doğal olarak ve haklı olarak camiayı kesmiyor, tatmin olmuyor insan. Buna büyük saygı duyuyorum. Ve bu kronikleşmiş futboldaki sıkıntımızın büyük tepkilere, eleştirilere yeri geldiği zaman hatta nefrete kadar gitmesini de üzülerek ama anlayışla karşılamamız gerektiğini düşünüyorum.
Niye ben bunu diyorum? Taraftarın öfkesi çok. Niye? Çünkü beklentisi çok. Diğer camialar 13, 15, 38 yıl şampiyon olamadılar. Benzer dönemi biz şimdi yaşıyoruz. Bizim yaşadığımızda farklı olan bir sosyal medya, dijital dünya var. Dolayısıyla öfkeler, nefretler, hakaretler, eleştiriler çok daha yüksek sesten gelebiliyor.
Şimdi bu tepkileri anlıyorum. Başar isteği gayet normal. Fakat geldiğimiz nokta itibariyle ben biraz taraftarımızdan bahsetmek istiyorum. Çünkü hepimiz taraftarız. Siz de hangi takım tutuyorsanız, ne meslek yaparsanız yapın, taraftarız. Ben de bir taraftarlık anlayışından geliyorum. Tribünden geldiniz. 7 yaşımdan beri maça gidiyorum. Allah başkanlığı nasip etti. Formayı giyip terletmeyi tercih ederdim başkanlığa. O bence daha da kutsal bir konum. Ama taraftar olgusu bambaşka bir olgudur.
Hatta insanın doğasına bu duygular aykırıdır. Tek taraflı ilişki, tek taraflı, kayıtsız, şartsız aşk, sevgi, fedakarlık, duygu yüklüdür, coşku yüklüdür, tutku yüklüdür. Bu yoğun duygu hali ister istemez yanında da zaman zaman irrasyonelliği getirir. Bugün böyle bir durumdan geçiyoruz. Çünkü ben de aynı şeyleri yaşadım. Taraftar ben de aynı duygular içinde oldum.
Niye? Çünkü taraftar fedakar. Eleştirdiğim taraftar tutumları olsa da zaman zaman statlarda düşünün. Karşılıklı ilişki yok. Yüksek taraflı seviyor. Kayıtsız şartsız seviyor. Her şeyini veriyor. 3 kuruş parasıyla bilet alıyor. O gün metrosu, otobüsü, taksisi, vapuru bütün gününü ayırıyor. Yeri geldiğinde deplasmana gidiyor. Eziyet çekiyor. Sırf 90 dakika takımını destekleyebilmek için.
Ve bu açıdan baktığımız zaman her taraftar kendi duyguları, düşünceleri, anlayışı çerçevesinde her türlü eleştiriyi yapmaya özgürdür ve kendini de bu duygular çerçevesinde haklı görmektedir.
T
Tayfun Bayındır11:43
Bu arada bir soru sorabilir miyim? Tam taraftarlık konusu üzerinden aslında siz manşeti verdiniz. Daha girer girmez. Bir olağanüstü genel kurula sıcak bakmadığınızı, devam edeceğinizi zaten geçen hafta cumartesi söylemiştiniz. Bunu tekrar deklare ettiniz. Devam ediyoruz dediniz arkadaşlarımızla birlikte. Taraftarlık 90 dakikalık maç sonucu Fenerbahçe'nin bu şeyi kriz yaratmaması gerektiğini söyledim. Gayet iyi algıladım. Bence izleyenler de çok net bir fikir verdiniz. Merak ettiğim şuydu. Siz özellikle demin vurguladığım taraftardan bahsederken siz tribünden geldiniz. Tribünden gelen Ali Koç şimdi tribünde otursaydı. Ali Koç istifa, Fenerbahçe yönetimi istifa bağırmalarına, tezahüratlarına eşlik eder miydi? Onlara dahil olur muydu?
A
Ali Koç12:31
Çok doğru. Güzel bir soru soruyorsunuz. Dolayısıyla en iyisini istemek de her türlü özgürlüğe sahiptir. Olmadığı zaman da her türlü tepki vermeye sahiptir. Benim taraftarlığım ve bizim jenerasyonun taraftarlığı biraz bugün jenerasyondan farklı. Çok farklı onu kabul etmemiz lazım.
Biz pazara kadar değil mezara kadar kültüründen gelen insanlarız. Ben Aziz başkanın yuhalandığı dönemlerde hatta bir tanesinde Yalçın Hoca'ya maç seyrediyordum. Tek başına gittim yanında durdum destek oldum. Hiçbir şekilde adaylığım zamanında taraftara herhangi bir çağrıda, şurada toplanın, burada toplanın, maça gitmeyin, şöyle yapmayın, böyle yapmayın. Hiçbir zaman öyle bir tutumda olmadım.
Şimdi karım kızacak bunu ama Leyla ile Kerim dışında böyle kayıtsız şartsız bir sevgi yok. Yok ama bu jenerasyon çok farklı. Gençler sabırsız. Ne jenerasyon diyorduk bu jenerasyona? Z kuşağı dedik. Vefa konusunda esnekler. Çabuk pozisyon değiştirebiliyorlar. Bir cep telefonu operatöründen öbürüne rahatlıkla geçebilir. Saatlerce ofiste çalışmak istemiyorlar. Çok rahat iş değiştiriyor bu nesil.
Bu değişiklik futbolda da yansıyor ama Tayfun Bey'in sorusuna cevap: bizim jenerasyonumuz bambaşka bir jenerasyon. Taraftarlık anlayışı çerçevesinde doğru yanlış söylemiyorum. Dolayısıyla ben bugün tribünde olsaydım ve camiam böyle bir sürecin içinde geçiyor olsaydı, yönetimine de yakın olduğumu düşünürsek yönetimin yanında, yani yönetimin fiilen gidip elimden gelen desteği de sadece sözlü değil her türlü vermeye çalışırdım. Biz öyle geldik.
Ama bugünün taraftarını da anlamak durumundayız. Benim takdir edip tasvip edemediğim reaksiyon ise sporculara, ya maç bitsin istediğini söyle ama Çubukluyu sahada taşıyanlar sizin istediğiniz futbolu da oynayamıyorsalar o gün maçı çevirene kadar, çevirmedi mi? Çeviremedi mi? Tatmin olmadı mı? Ondan sonra ne diyorsan de. Ben her zaman dedim bize de, bana da, ama maç içinde bize dediğiniz zaman da etkileniyor çocuklar.
Bu kısmını anlamış değilim. Bu Fenerbahçe tribünde olan bir şey değildi. Aziz Başkan'ın son birkaç senesinde oldu. Bizim dönemde ya geçen sene bu sezon, ne geçen senesi, Kasım ayındaydı. Zenit maçımız vardı. Hazırlık maçı. İşlerde de bir sıkıntı yoktu o zaman. 2-0 öndeydik galiba. Bir gol yedik 80'lerde 2-1 oldu. Stadyum istifa diye bağırmaya başladı.
Bir fiil kötü sonuç bekleyen bir kitle de var ama önemli değil. Fenerbahçe'nin en büyük gücü taraftar gücüdür. Fenerbahçe'nin en büyük rekabet avantajı taraftarıdır. Fenerbahçe pek çok kötü günde taraftarı sayesinde çok daha güçlü çıkmıştır. En son 3 Temmuz'da gördüğünüz gibi. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu en büyük rekabet avantajımız şu an bir nebze kaybedilmiş.
Hatta dezavantaja, rakiplerimizin ekmeğini, düşmanlarımızın ekmeğini yağ sürme konumuna gelmiş vaziyette. İç sahadaki o taraftar gücünü çok fazla takımda, sadece maç oynanırken düşünmeyin. Mesela biz bir sürü şeyde mücadele veriyoruz. Bahise karşı mücadele veriyoruz. Sisteme karşı, yapıya karşı. Yeri geliyor bu mücadeleleri kendi başımıza veriyoruz.
Şimdi rakibimizin başına gelen sadece bu sezonda yaşadıklarının dörtte biri veya onda biri bize olsa biz herhalde bugün adliye koridorlarındaydık ama biz bu mücadeleyi verirken yeri geldiği zaman yalnız başımıza veriyoruz. Ben rakip taraftarı olsam Fenerbahçe camiasının şu an bölünmüşlük, parçalanmış halinden son derece haz duyarım.
Onlar zaten, sizin devam ettiğiniz camialara bakın, kendi savaşlarına, mücadelesine ne kadar camialar sahipleniyorlar. Biz biraz fabrika ayarlarını dönmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. İnşallah bu olur. Çünkü biz yönetimde olalım olmayalım, bugün yarın öbür gün kim olursa yönetimde bu sorunu el birliğiyle çözmek durumundayız biz.
Bu sorunu biz el birliğiyle çözmediğimiz takdirde biz kendi kendimizin altına oyuyoruz. Kılıçları kendimize çekiyoruz. Daha çok mücadeleyi kendi içimizi yıpratmaya veriyoruz.
O yüzden futboldaki şampiyonluk gelse bu kendiliğinden belki rayına oturur ama bu artık bir kültür haline gelmeye başladı. Yuhluyorsun. Yarım saat sonra takım öne geliyor. Alkışlıyorsun. Ya geçen sene hatırlayın penaltı atacak oyuncumuzu yuhaladılar. Serdar Dursun penaltı atıyordu. Tribünler yuhaladı başkası atsın diye. Golü atınca da hepimiz, herkes alkışladı.
Birazcık bir aynaya bakıp nasıl bu durumu giderebiliriz? Bunu Fenerbahçe camiası olarak topyekûn üzerinde durmamız lazım.
Şimdi dönersek konumuza, yani taraftarın tepkisini saygıyla karşılıyorum. Üzülüyorum. Çünkü ben de taraftarım. Onlar bir üzülüyorsa inanın biz yüz üzülüyoruz. Ben her zaman şunu dedim: taraftar hancıdır. Yönetimler yolcudur ama kulübü yönetimler yönetir. Kongre üyeleri taraftarların resmi temsilcileridir ve kongre üyeleri de milyonlarca insan için camiayı yönetici, başkanı ve yönetim kurullarını seçerler.
Biz daha geçen Haziran ayında çetin, sert, yeri geldi mi yakışıksız ithamları olan, renkli ama tertemiz bir kongre yaptık. Fenerbahçe Demokrasi Bayramı diyorum ben. Aziz başkan tekrar geldi. Bir kez daha Fenerbahçe camiası Türkiye'nin en büyük katılımlı seçimini yaptı ve sonuç bu seneye geldik. Şimdi bu seneyi bir değerlendirelim.
T
Tayfun Bayındır19:29
İstediğiniz yerde beni kesin lütfen. Çünkü ben bazen konuşmaya başlıyorum durmuyorum.
A
Ali Koç19:31
Ya ben sadece şu, eğer sözünüz varsa devam edebilirsiniz.
T
Tayfun Bayındır19:35
Sadece taraftarın özellikle profiline bir resim çekerken 7 + 4 yıllık sizin de söylediğiniz gibi bir şampiyon olamama özlemi var Fenerbahçe taraftarında. Tabii oyunun da herhalde Fenerbahçe taraftarını içine alması, almaması, tribünlerin etki, tribünleri etkilemesi, bunun da bir etkisi var diye düşünüyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. Yani oyun sahadaki baskılı olması olmaması geçen sene yumurta tavuk meselesi.
Ben burada başkan olarak taraftarından dolayı oldu diyemem. Onlar da başarı olmadığı için bu noktaya geldiler.
A
Ali Koç20:09
Şimdi aslında başarısızlık bunların tamamen, yani başarısızlığı son 7-9 ile düşünürsek Fenerbahçe'de sanki bir alışkanlık, süre gelen bir durummuş gibi görünüyor.
T
Tayfun Bayındır20:22
Kronikleşmiş.
A
Ali Koç20:22
Evet, durummuş gibi doğal olarak taraftarın da reaksiyonu bence bunun üzerindedir diye düşünüyorum. Doğrudur. Ama basketbol oyun, mesela dün biraz küçük tepki oldu, Sertaş ve ben maçta değildik. O basketbol oynayan çocukların suçu ne? Hayır, bu konuda açık ara ligde liderler. Final Four'a gittik. 2015 yılından beri en çok Final Four'a giden takım Fenerbahçe. 10 kez gitmiş. O çocukların suçu ne?
Şimdi ne diyorlardı biz göreve gelmeden önce? Aziz başkana saldıranlara Fenerbahçeli deniliyor, Aziz Bahçeli. Ben başkanıma seçildikten sonra hiçbir yerde laf söylemedim. Şimdi ne diyorlar yönetimi sahip çıkanlara? Paralı köpekler.
Şimdi eleştirmek, tenkit etmek, tepki koymak, hatta hakaret etmeyi parantez içinde koyuyorum, bir demokratik hak. Haklı katılıyorum ama aynı şekilde kulübünü yönetenleri sahiplenmek de bir demokratik hak. Öyle bir noktaya geldi ki sosyal medyada kulübün arkasında duranlara, tribünde tepki vermeyenlere farklı muameleler yapılıyor. Sosyal medyada ağır hakaretler. Ne kızın kalıyor, çocuğun kalıyor, ne bir şeyin kalıyor. Tribünde de çok büyük tepkiler oluyor.
Dolayısıyla biz bu sarmaldan çıkmak durumundayız. Fenerbahçe, biz olalım olmayalım, Fenerbahçe bu sarmaldan çıkmak durumunda. Şampiyonluk gelince çok daha çabuk çıkacak ama ben korkuyorum ki topyekûn biz bu konuyu adresemezsek yarın başka bir başarısızlıkla tekrar meydana gelecek.
Bunu da istiyorum. Ben taraftara karşı hiçbir öfkem, kızgınlığım yok. Üzgünüm onlara bu duyguları yaşattığımız için. Bu kadar mücadele, fedakarlık, çaba, efor. Şimdi bakalım futbol. Biz neyi yanlış yaptık?
Şimdi 6 sene yanlışlarımız çok oldu. İlk sene büyük yanlışlarımız oldu. Ama dikkat edin süre ilerledikçe, finansal açıdan bir nebze rahatladıkça, finansal fair play kıskacından çıktıktan sonra bizim bir tane davamız yok kastı. Biliyor musunuz? Fair play sarmalından çıktıktan sonra dikkat edin takım yapısı da, takım değeri de, bütçesi de hep kuvvetlendi.
Bana göre ilki, bazı arkadaşlarıma göre üç şampiyonluğumuz çalındı bizim. Bir dönem vardı Ersun Yanal dönemi. Hep söylerim 7 maçta 21 puan, 18'ini kaybettik. Gidin o maçlara bakın. Zaten televizyonda yorumcular hep şey yapıyorlar: Fenerbahçe'nin hakkı gitti, Fenerbahçe öyle oldu, böyle oldu ama sezon sonu bitince bunlar unutuluyor.
Bu seneye gelirsek dünyada halen gelmiş geçmiş, ölmüşler, yaşayanlar dahil ilk beş hocadan biri olarak gösterilen bir adamı buraya getir.
Bugün onu yerden yere vuranlar, eleştirenler, yönetim istifa etsin diyenler, o gün biz hocamızı getirdiğimiz zaman karşı geldiler mi? Alkışladılar, takdir ettiler.
Dolayısıyla oradan çıkalım. Sonra kadromuza bakalım. Bugüne kadar tarihin en değerli kadrosunu kurduk biz. Transfer market değeri olarak söylüyorum. Hatta bir nebze ayağımızı yorganımıza göre değil, biraz daha ona pas geçtik. Tarihimizin en yüksek bütçeli kadrosunu kurduk. Gelmez denen insanları getirdik. Devre arası da dahil.
Buna hocamız teşekkür etti transferler için. Doğru değil mi?
T
Tayfun Bayındır24:37
Evet.
A
Ali Koç24:37
Benim istemediklerimi dahi aldılar dedi. Dolayısıyla gelmez gelemez diyen hoca geldi. Gelmesi zor transferler geldi. Bütün bunları yaparken kulübümüz ekonomik açıdan dara düşmemesi için çok büyük çaba, efor sarf edildi. 6 senede bu sene de fedakarlıklar yapıldı. Onlardan zaten ben bahsetmeyi sevmiyorum.
Biraz sonra finansalları konuşacağız. Bugün kulübün geldiği durum ortada. Kendiliğinden mi oldu? Böyle bir akıntıya kapılıp bir rüzgarla mı kendinden oldu? Bu hiçbir beklentisi olmayan insanların büyük bir fedakarlık ve çabasıyla bu noktaya geldi.
O bir şampiyonluk olsa bunların hiçbirini konuşmuyorduk. Ben de bunları söylemek zorunda kalmazdım. Sonra gizlimiz aklımız olmadı. Biz hep açık ve mert davrandık. Ona bunu haber yaptırmadık. Ben çıktım konuştum. Yöneticim çıktı konuştu. Mümkün olduğu kadar şeffaf olmaya çalıştık.
Her şeyden önemlisi biz helal iş yaptık. Camiamıza leke sürecek. Ya Türkiye'de bahisle mücadele eden tek bir takım var: Fenerbahçe. Kimse sormuyor. Sizler de merak etmiyorsunuz ya. Niye? Ben bundan para mı kazanacağım? Kulübüm bir fayda mı sağlayacak? Bahis olduğu zaman şike var. Hakem işleri var.
Sosyolojik konulara girmiyorum bile. Bahis, kara borsa, bedava bilet, dolandırılmış sponsorluklar, belli örgüte bağlı sponsorluklar, leke sürecek. Biz hiçbir şey yapmadık bu kulüp için. Bunlarla hiçbir zaman biz muhatap olmadık.
Niye bizim kulübümüz bunlarla hiç muhatap olmadı? Niye hiç bunlar bu işlerde biz anılmadık? Dolayısıyla yani biz bunlarla muhatap olmayı bırakın, biz çaycı alırken bile adamın sosyal medyasına bakıyoruz. Bırakın sponsor alırken incelemeyi.
Biz bu kulübün onurunu korumak için bütün sıkıntılı darbe alanları, finansal sorunlara rağmen ağır mücadeleler verdik kulübü yüceltmek için. Yeri geldi bu mücadeleleri kendimiz verdik. Yalnız başımıza verdik.
Dolayısıyla bu seneye özel bakarsak, geçen sene %60'a 40, öyle bir seçim sonucundan sonra kongreler bize bu görevi verdikten sonra, şu demin anlattıklarım sonra ve biraz sonra da anlatacaklarımızla, ben istifa etmeyi doğru bulmuyorum.
T
Tayfun Bayındır27:28
Burada bir araya gireyim mi? Burada şunu da söyleyeyim. İmza kampanyası var. Demokratik haktır. Saygı duyulmalıdır.
A
Ali Koç27:42
Ama bütün şey olursa seçime gidilir. 10.000 galiba, değil mi? 10.000 sayısı. O öyle değil. O şöyle, o birazcık hesaplaması zor bir konu. Çünkü aidatını ödeyenlerin beşte biri. Ama insanlar aidat ödemeye devam ediyor. Bir ay kala seçimlere, bir ay kalaya kadar aidat ödüyorsun tüzüğe göre. Dolayısıyla her bir 5 kişi ödediği zaman bir kişi daha artacak imza konusu.
Yani bu kadar olaydan sonra, anlattıklarımdan sonra bizi onur kırıcı veya bir şekilde camiamız yollamak istiyorsa bu da kaderde varmış diyeceğiz. Ali Bey bu da bizim kaderimizde varmış diyeceğiz.
T
Tayfun Bayındır28:39
Ne yapacak? Dedin bahsettiğiniz hani kulübün değerlerini koruma, kulüple ilgili çaba sarf etme konularında kimse farklı bir şey düşünmüyor Fenerbahçe camiasından. Artık sizin bu 7 yıllık dönemde sizin ve yönetimlerinizin hakkını teslim ediyor. Yani saha dışında kulübün her türlü hakkı savrulmuştur, talepler istenmiştir ama saha içine gelince bu iş bir türlü olmuyor noktasındalar ve soru burada 7 yılda niye bir çözülemedi. Çok ilgimi çeken yarın biri gelinceye, yeni biri gelinceye o tabii bilemez. Varsayın belki gelecek 10 yıl üst üste şampiyon yapacak, belki gelecek sizden daha kötü duruma getirecek, o bilinmez bir şey ama eldeki verilerden bakarak iki şey söylemek, sormak istiyorum. Bir tanesi şu, şu şubat ayı alabileceğiz mi burada?
A
Ali Koç29:35
Tabii ki, tabii ki. Arkadaşlarımız başladılar. Su ve... Evet gelmedi herhalde.
T
Tayfun Bayındır29:39
Araya girmek istemem. Getirdi arkadaşlar. Biz konuşurken verebilirler.
Şu süreçte bahsettiğiniz süreçte Jose Mourinho'nun transferinin ardından 2025'ten bu yana tribünde sürekli size ve yönetiminize karşı bir istemezük talepleri var. Eski tabirle söyleyeyim ama ben duymadım. Duyan varsa arkadaşlar falan yukarıdan genç arkadaşlarım söylesinler. Ben bu süreç içinde takımı oynatması, takımı doğru yere götürmesi, takımı başarı elde ettirmesi gereken Jose Mourinho'ya yönelik bir istifa et hoca isteği görmedim. Ya bu bana çok ilginç geliyor.
A
Ali Koç30:19
Çünkü ilk ben yapıyorum da onun için.
T
Tayfun Bayındır30:22
Tam siz yapıyorsunuz. Belki ondandır. Ya bu niye gelmedi? Taraftar niye demediği çok merak ediyorum. Yani size soracak bir soru değil aslında. Bunu taraftara sormak lazım. Hani belki de cılız demişlerdir. Bunu bir sormak istiyorum. Ana noktam bu.
İkincisi de şu. Sayın Ali Şen döneminde, Ali abi'ye buradan selam, sağlık diliyorum kendisine. Döneminde Ali Bey'in bir mottosu vardı adaşınızın. Bir gün gelecek herkes Fenerbahçeli olacak. Hatırla.
A
Ali Koç30:50
O Aziz Yıldırım'ın değil miydi?
T
Tayfun Bayındır30:52
Ben Ali Bey diye hatırlıyorum.
A
Ali Koç30:52
Uçaklar inecek hemen. Aziz başkanın, gilse de danışalım. Aziz başkanın gilse de düzeltirim.
T
Tayfun Bayındır31:02
Ali Şen miydi? Ben Ali Başkan. Ali Şen başkanı diye hatırlıyorum. Ali Başkan'ı da sevgi ve saygıyla analım.
Ve o dönemde arka arkaya gelen 3 Temmuz sürecine kadar onu söyleyeyim. Genelde de Türkiye'de Fenerbahçe taraftarlığında yüksek seviyede artış oluyordu. Çocuklar genelde Fenerbahçe. Şimdi son 7-8 yıldır ne yazık ki, Fenerbahçe açısından söylüyorum, bu ne yazık ki yanlış anlaşılmasın sosyal medyacılar. Gençler artık Fenerbahçe'yi tercih etmiyorlar. Başarı endeksli oldukları için.
Bu ailede Fenerbahçeli'ye çok önem veren birisi olarak ne kadar içinizi acıtıyor? Sokakta görüyorsunuz gençler 3 yaşında, 5 yaşında üzerlerinde başka takımın formaları. Hatta bunu ben Bağdat Caddesi'nde böyle sık sık görüyorum. Hani kaleler denilen yerlerde. Çocukların her şeyi sevindirir ve beni üzer. Fenerbahçeli olsun olmasın.
A
Ali Koç31:56
Çocukların mutlu olması Fenerbahçe başkanı olarak benim en büyük önceliğim ve ne yazık ki futbol tarafında bunu henüz sağlayamadık. Ama insanların ifade ettiği gibi de dramatik bir fark olduğunu hiç sanmıyorum şu an. Zaman içinde görebilirim bunu.
T
Tayfun Bayındır32:14
Yani bir istatistiğe göre yapmadınız bunu.
A
Ali Koç32:16
Yok, hayır. Öyle bir istatistik söz konusu bile olamaz yani. Mümkün değil. Ama her zaman futbolun içinde dönemsel olarak başarılar. Dönemsel olarak çocukları işte Fenerbahçe'nin ayın çocuğu Beşiktaşlı olabilir. Beşiktaş'ın ayın çocuğu Galatasaraylı olabilir. Olmuştur. Bunun dramatik bir seviyeye gelip gelmediği konusunda sizin kadar benzer düşüncede değilim. Bu çabuk da telafi edilebilir bir şey olur.
Ben tekrar şunu söylüyorum. Biz veya başkası şampiyonluk ilk geldiği an Fenerbahçe arka arkaya yapacak. Ve mesela camiamızın bizim yapı diye tanımlandığımız o unsurla ilgili ben biraz daha 3 Temmuz ruhuyla hep beraber savaşmayı tercih ederdim.
Ama bir şekilde bir güç o camianın dışarıdan çok içeriye yönelmesini sağlayabiliyor. Bu güç ne güçüdür bilmiyorum. Çünkü biliyorsun sosyal medyaya yön veren bir sürü hesabın kim olduğunu bilmiyoruz.
T
Tayfun Bayındır33:18
Sosyal medya bu kadar etkiliyor mu sizi?
A
Ali Koç33:20
Ben hiç bakmıyorum sosyal medyaya.
T
Tayfun Bayındır33:22
Peki camiayı sosyal medya...
A
Ali Koç33:22
Hesabım yok mesela.
T
Tayfun Bayındır33:24
Benim de yok sosyal medya. Siyaseti etkiliyor. Siz ne diyorsunuz?
A
Ali Koç33:27
E ona itirazım yok. Rusya Amerika'nın seçimlerini etkiliyor. Sosyal medya üzerinden.
T
Tayfun Bayındır33:30
İşte al. Sor almak istediğim yanıt bu zaten. Yani haftalanacak bir şey değil.
A
Ali Koç33:34
Sosyal medyanın günümüzün bir gerçeği. Bunu göz ardı edemeyiz. Çok büyük artıları olduğu gibi çok büyük eksileri de var. Nasıl medyada bir regülasyon var. Gazetede, televizyonda, radyoda, enerji sektöründe var. Sosyal medyaya gelecek zamanla. Bu içerikle ilgili olabilir, davranış şekliyle ilgili olabilir ama şu an açık bir orman orası. İsteyen istediğini yapıyor, söyleyebiliyor. Suç sağlayacak unsurlarda kişiye ulaşamıyorsun. Twitter'dan bilgi alamıyorsun. Ama bu bir mazeret değil. Buna her kulüp, her camia, her şirket, her parti, her topluluk bir şekilde ayak uydurmak durumunda.
T
Tayfun Bayındır34:12
Ben bir şey sorabilir miyim? Bu seneye gelince sayın... sizin sorularınızı cevabını al. Jose Mourinho kalmıştı bak.
A
Ali Koç34:17
Devam ed.
T
Tayfun Bayındır34:17
Evet. Jose Mourinho'nun herhalde kredisi taraftarın gözünde bizden çok daha fazla. Onun için teşekkür ederim.
A
Ali Koç34:24
Ya ben bugüne kadar hiçbir hocamı, hiçbir futbolcumu adres göstermedim. Varsa sıkıntı ben de. Problem benim dedim.
T
Tayfun Bayındır34:32
Konuştunuz mu derbiden sonra?
A
Ali Koç34:33
Konuştuk.
T
Tayfun Bayındır34:36
Eğer sırası yoksa bu akşam buluşacaktık.
A
Ali Koç34:38
Evet. Bu akşam buluşacaktık. Program olunca buluşamadık.
T
Tayfun Bayındır34:41
Peki ya bakın Türk kültürüne bakın. İnsan yerdeyken, bir ayak yerdeyken insanlar çok rahat vuruyorlar.
A
Ali Koç34:52
Adam bir açıklama yapmış. Bugün ismini vermeyeceğim. Sağ olsun düzeltti. Ona da teşekkür ederim burada. Ben otel basmışım çünkü hocaya ulaşamıyormuşum. Hoca telefonlarıma çıkmıyormuş. Korumaya yollamışım. Odaya çıkmış koruma. Hoca kapıyı açınca başkan seni aşağıda bekliyor demiş. Hoca da demiş ki ilk 11'i sormak için.
Şimdi yani, küçük bir şeyi olur. Otele gidersin hocaya ulaşamazsın, diyor yakından uzaktan. Ben Jose Mourinho ile kurduğum iletişimi şu ana kadar herhalde en iyi iletişim kurduğum İsmail Kartal beraber kendisidir. Anında cevap verir, anında arar. İki haftada bir buluşuruz, yemek yeriz, konuşuruz, dertleşiriz. Sadece futbol da değil, insani yanın çok yüksek biri.
Ama öyle bir haber yapılıyor ki kaotik. Bir diğeri haber yapıyor. Yok benim evimde şöyle olmuş. Benim evimin önünde gösteriler olmuş. Ben tepki koymuşum bilmem ne. Bu sefer millet aa bu çok iyi fikir, hadi evine gidelim diyor.
Benim için aile sınırdır. Kırmızı çizgidir. İşler oraya giderse o zaman benim tavrım çok farklı olur. Ama şunu söylemek istiyorum. Yani bunu saydığımız, sevdiğimiz insanlar yapıyor. Bugün insanlar pozisyon alıyor. Bunlar artık dayanamaz. Bunlar gidici diye. Ona da saygı duyuyorum. Neyin ne olacağını zaman gösterecek.
Dediğim gibi camiamız bizi bu şekilde yollamayı uygun görüyorsa boynumuz kıldan ince. Ama biz bunu hak etmediğimizi düşünüyoruz ve Fenerbahçe'de de yakışmayan bir yöntem olarak görüyoruz. Ve Fenerbahçe'nin ali menfaatleri için biraz sonra anlatacağımız konulara da gelince bizim devamlılığımızın bir inat, bir ego meselesi olmadığını, bir sorumluluk, bir inanç meselesi olduğunu inşallah anlatabiliriz. Anlatabiliriz.
T
Tayfun Bayındır36:52
Peki bu devamlılığın içerisinde siz yine divan kurulunda söylemiştiniz Jose Mourinho'ya devam edeceğinizi. Yine bunu şimdi Fenerbahçe'deki en büyük problem bence istikrar. Olursa zaten ilk kez böyle bir durum olacak. Başkanlık seviyesinde istikrarı sağlamış olmamıza rağmen bir bakın diğer kulüplere son 27 senede kaç başkan geçmiş, bizde kaç başkan geçmiş ama onu sportif açıdan yakalayamadık.
A
Ali Koç37:14
Ben hoca konusunda istikrarın önemli olduğunu düşünüyorum. Divanda da dediğim gibi burası anlaması zor bir ülke. Bazen yeri geliyor biz anlamıyoruz kendi ülkemizi. Sadece futbol için söylemiyorum. Genel söylüyorum. O da insan. O da hata yapabilir.
Ama ben Jose Mourinho ile ilk konuştuğumda ikinci sene şampiyonluğu onu soracaktım. Tamam. İkinci sene şampiyonluğu hiç konuşmamıza bir gerek yok. İnşallah ilk sene olur da biz yola çıktık.
Hem istikrar açısından. Onun için de iki senelik yaptık anlaşmayı.
Hatta anlaşmanın şartları ortada. Biz aynı şekilde, hocamız da. Hiçbir zaman. Bir de başka hoca isimleri telaffuz ediliyor. Ben başkan olarak söylüyorum.
T
Tayfun Bayındır38:09
Hı hı.
A
Ali Koç38:09
Çıkıyorum anlatıyorum ama herhalde yeterince ikna edemiyorum. Ben Fenerbahçe'nin menfaatleri çerçevesinde hocanın devam etmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
T
Tayfun Bayındır38:23
José Mourinho'nun şu andaki ilk yılı aslında Türkiye genelinde bir hayal kırıklığı. Herkes için geçerli. Hele Fenerbahçe camiası için çok üst seviyede bir hayal kırıklığı. Ama öyle bir güçlü CV'si ve öyle bir geçmişi var ki Fenerbahçe'de böyle kötü giderken dünyanın birçok yerinden çok önemli teklifler alıyor. Çok ciddi teklifler alıyor.
Yarın karşınıza çıkar da yani 36 milyon euro aldı devre arası iki sene için. Teşekkür ederim.
A
Ali Koç38:50
Harika.
T
Tayfun Bayındır38:50
Şimdi gelir de derse ki sayın başkan bana böyle ciddi bir teklif geldi. Müsaade eder misin? Seyircilerimize söyleyelim. Eder misiniz?
A
Ali Koç38:59
Bizim dışımızda görüntü olduğu zaman çay ve su geçti. Aynen.
T
Tayfun Bayındır39:02
Ben tam diyecektim bizim başımız kel mi diye.
A
Ali Koç39:04
Sonra kel ya tabii molaya gideriz. Orada belki şey yaparız.
Gelip de derse ki sayın başkan bana çok iyi bir teklif geldi ve ben o teklifi değerlendirmek istiyorum, gitmek istiyorum derse bir yıl sözleşmem var.
T
Tayfun Bayındır39:16
Hoca kalman gerekiyor mu dersiniz? Buyurun yolunuz açık mı dersiniz?
A
Ali Koç39:19
Tango iki kişiyle yapılır. Sadece bizim devam etmesini arzu etmemiz onun devam etmesi için yeterli bir şey değildir.
T
Tayfun Bayındır39:25
Hı hı.
A
Ali Koç39:28
Gitmek istediği zaman da mukavele şartlarında her şey net bir şekilde yazıldı.
T
Tayfun Bayındır39:31
Biz kontratı kırarsak ne olacağı?
A
Ali Koç39:34
O kontratı kırarsa ne olacağı net bir şekilde kontrata yazıldı.
T
Tayfun Bayındır39:38
Bir yıllık ücretini bırak ödemesi mi gerekiyor eğer teklif gelirse?
A
Ali Koç39:43
[Kahkaha] Evet. Öyle bir şeyler var içinde.
T
Tayfun Bayındır39:50
Güzel.
A
Ali Koç39:50
Peki ama bunlar bizim hocayla, yani ilişkimiz çerçevesinde biz başkan-hoca ilişkisi yok. Biz bir ailevi ilişkimiz var. Benim evimi, çocuklarımı, karımı, babamı, ailemi gayet iyi tanıyor. Yemek yiyoruz, buluşuyoruz. Biz onun ailesini daha tanıyamadık. Gelmediler daha. Ama inşallah Londra'da onu da yaparız.
Bizim ilişki farklı. Şimdi oturup hukuksal, mukûksel konulardan önce kafa olarak, kimya olarak biz hala beraber miyiz değil miyiz? Bence önemli olan, bize göre biz beraberiz. Ondan farklı bir şey gelirse o zaman oturup konuşuruz.
T
Tayfun Bayındır40:27
Şu yakın ilişkiye dayanarak bir şey sormak istiyorum. Siz Jorge Jesus gittikten sonra basın toplantısının birinde şey demiştiniz ya, en olmadık zamanda birden pat diye üçlü oynattı demiştiniz. Bu ifadeyi...
A
Ali Koç40:41
Hayır onu demedim.
T
Tayfun Bayındır40:43
Ona benzer o mealde bir ifade kullanmıştınız ama daha sertini söylediniz.
A
Ali Koç40:45
Tamam.
T
Tayfun Bayındır40:49
İşte sonuçta bir tercihini Mourinho'nun şu sıralar birden fazla tercihi çok tartışılıyor ve sürekli bir değişikliğe gidiyor. Bu yakın sohbetler, arkadaşlık sohbetlerinde ya da yemeklerde Başkan Ali Koç değil iki arkadaş biçiminde şöyle konuşmalar oluyor mu? Ya hoca onu nasıl yaptın ya?
A
Ali Koç41:08
O da o hoca teknik kadro. Hı hı. Samandıra'daki ekibin, Mario'nun, Okan'ın başarılı olabileceği en doğru iklimi sağlayabilmek. Bu nedir? İhtiyaçları karşılamak, maaşları vakitinde ödemek, en iyi şartlarda seyahat edebilmelerini sağlayabilmek.
Mesela şubattan sonra hep iki ay geri geliriz. Yıllardır böyledir. Ama bu şekilde biz maaşlarımızı ödüyoruz. Bizim işimiz o.
Şimdi teknik taktik konularına gelince o yatağa bir kere girersen çıkamazsın. Mesela birkaç konuda ben onu kendisini ikaz ettim. Ben de benzer düşünce içinde değildim. Sonra ikazlarım gerçekleşince geldi özür diledi. Haklıyım dedi. Bir daha böyle olmayacak dedi. Her türlü geri bildirime açık. Onu da söyleyeyim.
Mesela Jesus öyle değildi. İkisi de büyük hoca. Onunla da temastayız. Onun da büyük hayalleri var Suudi Arabistan dışında. İnşallah gerçekleşir. Ona da buradan selam olsun.
Üçlü konusuna gelince döneminde bize çok pahalıya mal oldu. Ama ben onu transfer ederken özellikle böyle istemediğimizi söyleyerek transfer ettim. Buna rağmen yapmış. O da ben hayatımda oynamadım dedi zaten. Ha maç içinde zaman dönebilir ama benim işim 4-4-2 dedi. İyi de niye Fenerbahçe'de o ya ne yapıyorsun dediğimiz zaman.
En önemli, hem de en önemli maçlarda Şampiyonlar Ligi'ni hatırlayın. 2-0, 20. dakikada Luiz Perez'in sakatlandığı maç 4'e döndük 2-2. İstanbul'daki maç 25 dakika 3-0, 4'e döndük. Az kalsın maçı alıyorduk 3-0. Evet ve bunun gibi örnekler size verebilirim.
Orada beni üzen konu bunu saatlerce konuştuk. Ona rağmen ondan sonra olması bana.
T
Tayfun Bayındır43:13
Burada ben yine bir ek yapmak isterim sizin söylediğinizle, aklıma. Şimdi Mourinho geldiği zaman tabii ki futbolu takip eden herkes heyecanlanmıştır. José Mourinho ismi, Şampiyonlar Ligi, ben yerinde takip ettiğim Real Madrid maçları, Chelsea karşılaşmaları gerçekten modern futbol tarihinin en önemli isimlerinden bir tanesi. Türkiye'ye gelmesi gerçekten büyük bir iş. Performansı ayrı bir şey, Türkiye'ye gelmesi ayrı bir şey. Ama siz de söylediniz. Türkiye futbol iklimini tanımak, Türkiye'deki futbolu anlamak. O da ayrı bir noktaya geliyor herhalde. Çok fazla yabancı antrenörle, hele son 20 yılda Zico'dan sonra hiç yok şampiyon olan, teknik direktör. Acaba José Mourinho'yu seçerken veya José Mourinho geldikten sonra bu performans...
FETÖ'nun Türkiye'ye hakim olduğu dönemde futbolda hiçbir şekilde futbol rekabeti, adaleti, bak adalet sadece hakem açısından söylemiyorum. Bambaşka bir...
Türkiye 10 yıldır zorlu bir konjonktürden geçiyor, sadece futbolda değil her şeyde. Dolayısıyla bu dönem çok başarılı diyebileceğimiz bir dönem değil, teknik direktör anlamında. Yerli ve yabancı teknik direktör ayrımı var. Yabancı teknik direktörün Türkiye'yi tanıması önemli. Biz bile bazen tanıyamlayamıyoruz. Bu durumda yerli teknik direktör tercihleri daha doğru olur mu diye düşündünüz mü? Hangi teknik direktör üst üste şampiyon olacaktı?
A
Ali Koç44:38
Yabancı. Hatırlayın. Christoph Daum zamanında üst üste şampiyon olacaktı. Nasıl engellendiğini hatırlıyorsunuz. Kupa senin, şampiyonluk benim dönemi. Hali sayın federasyon başkanı. Hep Fenerbahçe muhatapı oldu bunlara ne hikmetse.
T
Tayfun Bayındır45:02
Şimdi yabancı Türk iyi hoca kötü hoca diye konuşalım.
A
Ali Koç45:09
Mourinho'nun geçmişte yaşadıklarını kimse inkar edemez. Son dönemde de bir Avrupa şampiyonluğu var, Konferans Ligi'ni aldı. Mourinho Mourinho'dur, onu tartışamayız. Mourinho Fenerbahçe'de başarılı olmayabilir, her hoca her gittiği yerde başarılı olmaz. Ama ben inanıyorum ki ve onunla da konuşmamız doğrultusunda Mourinho Fenerbahçe şampiyon yapacaktır. Yönetim olarak istikrar devam etmeli diye düşünüyoruz.
Tayfun Bey yanılmıyorsam siz Fenerbahçeliydiniz, iyi misiniz?
T
Tayfun Bayındır45:47
Evet.
A
Ali Koç45:51
Takımımızın artısı eksisi de var. Çok değerli, en yüksek seviyede bir takım kurduk ama çok fazla değerli oyuncu olup oynayamadığı zaman da sıkıntı oluyor. Biz bu seneki planlamamızda screener seviyesinde oyuncu almamız gerektiğini ve takımı hızlandırmamız gerektiğini konuştuk. Hoca raporunu verdi önümüzdeki sezon için. Bizim hocamız hiçbir oyuncu ismi telaffuz etmez, çok enteresan bir tarafı var. Devre arasında almasanız olur dedi, alacaksanız bir stoper alın dedi. Profil tarif ediyor.
Ama Mourinho'nun yaptığı transfer istediği yönünde basında öyle çıktı. Hayır, forvetler arasında bunu istiyorum dedi ve hemen istiyorum dedi. Hemen olmasa bir iki ay daha beklersek daha makul fiyatlar alabilirdik. Bak bu sezon, geçen sezon ilk defa bu kadar hazır girdik yaz kampına. Doğru, bütün transferler yetişti. Geçmişte niye giremiyorduk? Çünkü biz kiralık oyuncu alabiliyorduk. Kiralayan adamlar transfer sezonunun penceresi sonuna kadar bekliyorlar. Manevra alanımız genişledi, cephane büyüdü. E büyüdüğü zaman sonuçlarını görüyorsunuz. Kadro olarak tek olmayan şey bu şampiyonluk.
Önümüzdeki sezonda daha dar kadro ama direkt ilk 11 oynayacak oyuncu almamız gerektiğini Mario, Okan ve hocayla istişare ettik aramızda. Ama profil üzerinden değil mi? Yani Ahmet, Hüseyin ne bileyim şu oyuncu değil, bu profildeki en iyisi. Bana göre en kuvvetli takımı kurduk. Daha kuvvetlisini kuracağız. Bu 4, belki 5 olur, 6 olur. İnşallah olmaz, çünkü bize de teklifler var. Gidecekler de olabilir, birkaç teklif var.
I
Interviewer47:57
Cazip isim vereceksiniz. Bizim transfer performansımızı bence iyi diyebiliriz. Siz bir portre çizmesini ama isim vermemesini, kalıplar içinde kalmasını doğru buluyor musunuz?
A
Ali Koç48:14
Hayır, onun çizdiği profiller üzerine biz isimler koyuyoruz. Orijinalden biz hangi isimleri koyabiliyoruz? Gücümüzün yetebileceği onun da profili olan oyunculardan 1-2-3 yapıyoruz.
I
Interviewer48:30
Aslında sanki profilden daha çok direkt 'ben şunu şunu istiyorum' dese biraz daha yüksek seviyede tek olsa... Hocamızdan, Portekiz hocamızdan Perera direkt isimlere gidiyordu. Kimin ve Selahattin Baki'nin müthiş bir operasyonu, Premier Lig kulüpleriyle çatıştık. O zaman belki onunki daha doğruymuş gibi geliyor.
A
Ali Koç48:52
O piyasayı çok iyi biliyordu. Ama genel olarak büyük kulüplerde böyle oluyor. Dortmund'da hoca hiçbir transfer yapmaz, hepsini yönetim yapar. Bak çok önemli bir şey söyleyeyim: Bayern Münih'te bir futbol ekibi yapar ki bu sene bunu biz deneyeceğiz. Bir futbol akli diye bir şeyden bahsediyor. Bizim programımızın ismi futbol akli. Ne olduğunu kimse tam tanımlamıyor ama futbolcu, camiamızdan olan futbolcu, teknik direktör, bir iki sektörden gelen kişiyle bir danışma kurulu. Şunları şunları yapmak istiyoruz. İsimleri telaffuz etmek istemiyorum, onların onayını almam lazım.
İnsanlar anlatsınlar ya, futbol aklı yok yok diyorlar. Sanki ben oturup kendi başıma transfer yapıyorum. Sanki Acun Bey'le PlayStation oynayıp şunu alalım bunu alalım diyoruz. Bize üç ayakta transfer: Sportif direktör departmanı, onda scoutlar var, Marco Branko ve Okan. Okan da Türkiye'nin en iyi sportif direktörü olarak yetişiyor şu an. Hoca onlar mutabık kalıp bize geldiği zaman biz de pazarlık ve maliyet tarafına bakarız. Ama Mourinho'nun çerçeve doldu bu sene Fenerbahçe'de, teşekkür etti adam. Fazlasını aldık, adam da teşekkür etti.
Dolayısıyla bizim cephanemiz çok daha fazla olacak. Yazın manevra alanımız çok daha geniş olacak. İnşallah Allah'ın izniyle bu strateji tabii tutmak istediklerimiz ayrılmadığı takdir. 4, belki 8 direkt oynayabilecek oyuncuyu da biraz rakamı indirmemiz lazım. Tadić ve Džeko gidecekler arasında. Tadić ve Džeko'nun mukavelesi bitiyor zaten.
I
Interviewer51:12
Uzatmayacaksınız yani.
A
Ali Koç51:13
Öyle bir şey demedim. Mukavelesi bitiyor dedim. Tadić ve Džeko bizde çok eksik olan bir şeyi yerine getirdiler. Onları tanımaktan gurur duydum, onur duydum. Balkan sporcuları farklı oluyor. Liderlik getirdiler, soyunma odası liderliği, saha dışı liderlik, saha içinde zaten liderliklerini görüyorsunuz. Skor katkılarına bakılınca çok ciddi skor katkıları var.
I
Interviewer52:10
Burada aklıma bir soru geldi. Taraftarın da çok sorduğu bir şey. Ben yayınlarda da söylemiştim, bu sezon Jose Mourinho gelmiş, transferleri yapılmış bir Fenerbahçe'nin yönetiminin eleştirilmesi bana da çok doğru gelmiyor. Ama maçın ardından Mourinho'nun açıklamaları vardı. 'Şampiyon olamayacağımızı biliyorduk' minvalinde, 'Ağustos ayında nerede duruyorsam bu sezonda orada duruyorum' dedi. Bu konuşuldu mu? Bu mantalitedeyse nasıl bir dahaki sezona transfer yapacak? İnsanlar bunu da merak ediyor.
A
Ali Koç52:56
Konuştuk, açıklamayı konuşmadık ama sezon içinde yaptığımız konuşmalardan adam çok da haksız değil. Yıprandı bu mücadeleyi verirken. Ama onun geldiği seviye ve liglerde yaşananlardan sonra bunu görünce biz nereye geldik oldu. Yabancı var gelene kadar sezonun ilk yarısını hatırlayın. Rakibimiz kaç tane maçı bir golle aldı? Yabancı var gelene kadar çok büyük sıkıntılar oldu. Yabancı var geldikten sonra da hatalar oldu ama dengeli bir dağılım oldu hatalarda. Dolayısıyla belki ruh haliyle zamanlaması yanlış olabilir ama büyük resimde söylediği hiç yanlış bir şey değil.
I
Interviewer53:56
Ali Bey biraz önce bize yeni sezonun başlangıcını çizdiniz. Transferler, muhtemel transfer sayısı, gidip gitmeyecek oyuncu durumlarını söylediniz. En iyi takımı kuruyoruz, en yüksek rakamı harcayacağız, şampiyon olacak takımı yapıyoruz. Bu sezonun başında da sizin de Acun Bey'in de söylediğiyle örtüşüyor. Bence çok iyi transferler yapıldı, en iyi kadroyu kurduk, en iyi hocayı getirdik. Şampiyon olmadık. Yönetim bundan daha fazlasını nasıl yapabilir?
A
Ali Koç54:50
Ben taraftar 6 yıl yönetici, 7 yılda başkan olarak sektördeyim. Peki niye gitmemizi istiyorlar? Bir kesim var, amatör branşlar kapansın tamamen futbola yönelsin diyen. O kesimi hiç dikkate almayanlardan biriyim ben. Olağanüstü işler yaptık. Ona da saygı duyacaksın. Adam diyor ki şurada şampiyon olduğun zaman 10 bin kişi geliyor, burada 100 bin kişi geliyor, öyle bakıyor. Bizim ilk dönem bu argüman yapılıyordu. O kadar yanlış bir argümandı ki, finansal fair play içinde olduğumuz için zaten oradan parayı alıp buraya koyamıyorsun, sattığın kadar alabiliyordun. Biz iki sezon üç sezon öyle geçirdik. Kimsenin umrunda değil. Finansal fair play'den nasıl çıktın? Helal olsun çıktınız, bravo. Kasta bir tane davanız yok. Bunlar insan şampiyonluğa gelmedikçe kıymete binmiyor. Geleince bunlar kıymete biniyor. Pastanın kreması, keki oluyor.
Süremizi iyi kullanmak adına kısa bir arı için izin istiyorum seyircilerden. Hemen arkasından devam edeceğiz.
I
Interviewer56:08
Değerli spor severler, özel yayınımıza Sayın Ali Koç'la birlikte devam ediyoruz. Tayfun Bayındır'la birlikteyiz. Tayfun Bayındır tam reklama giderken hakemlerle ilgili de soru sordu. Sayın Başkan az önce hakem konusuna da değindi. Bizim de sorularımız var bu konuyla ilgili. Sayın Başkan, taraftarın çok sorduğu bir soru: Önümüzdeki sezona öyle bir kadro kuracağız ki şampiyonlukla ilgili söz vermemize gerek kalmayacak gibi bir ibare kullandınız. Ama sonuçta şampiyonluk gelmedi. Önümüzdeki yıla da bundan hatta geçen sene bu sözü söylediğinizden daha da iddialı bir kadroyla gireceğinizin altını çiziyorsunuz değil mi?
A
Ali Koç57:06
Bakın camiada bu öfke patlaması tabii ki bir kronikleşmiş süreç var ama bununla beraber 11 puandan 3 puana düşürdük. Özellikle yabancı var geldikten sonra 8'den 3'e düştü ve biz psikolojik avantajı yakalamıştık, kendi elimizle yok ettik onu. Kendi oğlumdan biliyorum bu öfke patlamasını, üzüntüyü.
I
Interviewer57:39
Kendi elimizle derken takımı mı kastettiniz burada?
A
Ali Koç57:45
Ben futbolcular demem. Biz Fenerbahçe başkanıyla, hocasıyla, topçusuyla, malzemecisiyle. Biz şu an 3 puanda olsaydık, puan kaybı beklediğimiz haftalara gelmiştik ama şimdi rakip çok daha rahat. Önümüzdeki sezona gelince, mevcut kadromuzu dediğim şekilde gitmesini istemediğim futbolcular giderse üstüne belki 1-2 ama 4 direkt 11 oynayacak, screener seviyesinde anılabilecek, takımı hızlandıracak. Aynı zamanda Džeko'nun, Tadić'in o liderlik grubunu daha da geliştirecek futbolculara odaklanacağımı söyledim.
Bunu yapacak imkanlarımız geçen seneye göre de çok daha iyi olacak. Geçen sene manevra alanı çok genişlemedi. Geçen sene bu kadar cesur davranabilmemizin sebebi oluşturduğumuz yönetim kuruludur. Onlara da buradan teşekkür etmek istiyorum. Bunun kimsenin mecburiyeti yok. Hepimizin, çoluğumuzun çocuğumuzun rızkı var. Ama insanlar gönüllü ruhla, tertemiz niyetle, imkanları çerçevesinde Fenerbahçe'ye güç kattı bu yönetim.
Şimdi konuşuz, bazı arkadaşlar diyorlar ki 'proje uyduruyorlar, günü kurtarmak için yapıyorlar.' Biz hiçbir zaman günü kurtarmak için hiçbir şey yapmadık. Ben günü kurtarmak için bir şeyler yapsaydım bugün çok daha farklı noktada olurdum. Ha ben gece yatarken maaşları nasıl ödeyeceğim kaygısı korkusu dışında hiçbir şeyin beni endişeye sevk etmemesi gerekir. Biz öyle bir kültürden geliyoruz. Bir saat vardır bakarsın ama saatin içindeki mekanizmayı kimse bilmez. O kadar çok mekanizma vardı ki o saatin içinde, onlardan bir tanesinin çalışması bütün sistemi çalıştırır.
Biz 12 ayda benim de beklentimin ötesinde bir noktaya geldik. Bakın biz bu kulübe geldiğimiz zaman konsolide rakamlar yoktu, IFRS yoktu, uluslararası finansal raporlama sistemi yoktu Fenerbahçe'de. AŞ'de halka açık olduğu için biraz daha disiplin vardı. Kıdem tazminatı mesela borç olarak gözükmüyordu. İzin günleri 20.000 gün izin vardı, kullanılmamış izin günleri bunlar borçtur hepsi. Başka bir muhasebe mantığı vardı. Biz bana sorarsanız bütün kulüpler de dahil olmak üzere hepsinden daha kurumsalız. Hepsinden daha İsviçre saatinde yakın çalışır mekanizmamız var. Ama bunların kıymet harbiyesi yok. Şampiyon olamazsın, hiçbir kıymet harbiyesi yok. Kulübüne leke getirecek iş yap, borç vadesinde ol, rakamları farklı yap, kontratları filan. Şampiyon olsan kimse bir şey demiyor.
O yüzden bu tünelin sonunda aydınlıktır. Öyle de aydınlıktır, böyle de aydınlıktır. Biz 3.2 milyar TL para ödedik 2021'den beri yapılandırmaya girdiğimizde. Hatırlayın yapılandırma günlerini. 5 yıl, 5 yıl, 5 yıl kim imzalamadı? Fenerbahçe imzalamadı. Bir rakip kulüp başkanımız, büyümüz çıkıp 'devletle kavga edilmez' diye beni hedef gösterdi. Aynı başkan kulüplerle yanımda otururken bacağımı tuttu: 'Başkan senden iyi haber bekliyoruz. İyi ki imzalamadın.' Hını adam dedi bunu.
Kaç defa sordu? Ne olacak? Çünkü o yapı 5 yıllık yapı, ilk yılda çöküyor. Hepimiz şahsi teminat vermek zorundayız, başta kulüp başkanı. Çökecek yapıya ben nasıl teminat vereyim? Hatta dönemin başkanı çıktı dedi ki ne olacak, ben de şeyde dedim teminat veriyorum dedi. Projeler hani devlet garantisi alıyorsun, verirsin tabii. O yüzden şunu söylemek istiyorum: 10 ayda bu yeni yönetimle biz bambaşka bir kulvara geldik. STAR projesi. Bu benim çok canımı yaktı, içimi acıttı. Polemiklere sebebiyet vermesinden dolayı.
I
Interviewer1:02:32
Sayın başkanım çok önemli şeyler söylediniz. Üzerine bir tane spesifik soru soracağım taraftar açısından bakarak. Büyük bir takım oluşturuyorsunuz, güçlü bir takım, dört transfer. Genel gelen sorular üzerinden soracağım: Fenerbahçe yeni sezonda bir golcüye ihtiyacı var. Osimen gibi bir golcü transfer edecek mi? Bir de Osimen sezon başı Fenerbahçe'ye de önerildi mi?
A
Ali Koç1:03:10
Ya ben hakikaten hayretler içindeyim. Sorduğunuz için de teşekkür ederim. 12 tuzak soru. Sizinki samimi soru. Osimen özel bir oyuncu, Türkiye üstü bir oyuncu. Osimen bize hiçbir zaman teklif edilmedi. Hatta ben size bir şey söyleyeyim: Sabaha karşı 6'da New York'tan Londra'ya indim o gün. Saat 12 gibi yorulmuşum, bir iki saat uyuyayım dedim. Kalktım telefonu açtım, öyle mesaj yağıyor, küfür ediyorlar bana. Ne oldu ya dedim. Kıyamet kopuyor. Galatasaray Osimen'i alıyor.
Şimdi Osimen transferini bilmeyenler için söyleyeyim: Şans Galatasaray'a çıktı. Çok da iyi oldu çünkü ikisi de kötü sakatlandı, düşeş oldu. Belki ikisi birden olsaydı sıkıntı da olabilirdi. Ama Osimen Suudi Arabistan'a gidiyordu. Anlaştılar, el sıkıştılar. Son dakika Napoli başkanı fiyat arttırdı. Çok da büyük değildi o rakam. Ama Suudiler 'Tamam' dedi, 'Öyle olsun istemiyoruz' dediler. Ve Avrupa kapanmıştı. Bir tek Türkiye vardı. O arada Galatasaray'a nasip oldu. Osimen bize hiçbir zaman teklif edilmedi. Yani bizim durum biraz sıkıntılı. Herkes cumhurbaşkanına gider, biz gidince problem olur. Herkes hisse satar, biz satınca problem olur. Bu da onun gibi bir şey.
Dolayısıyla olmamış bir şey olmuş gibi anlatıp onun üzerinden de bize ithamlar, sonra da hakarete varan süreçleri biz çok yaşadık, çok da yaşıyoruz. O yüzden Osimen Türkiye üstü futbolcu, çok iyi bir futbolcu. Ama siz öyle bir konuşuyorsunuz ki sanki bir sürü var Türkiye'ye gelebilecek. Bu kalitede oyuncu bunlardan birini getirmiyor musunuz? Hiç öyle bir şey, böyle demedim.
I
Interviewer1:05:19
Hayır hayır. Meslek hayatımda yapmayacağım şeyden bir tanesidir. Tuzak soru dediniz, aklın ucundan geçmek. Onun için ben çizdim, bir isim. Süper forvet yapabilir mi diye?
T
Tayfun Bayındır1:05:32
Herhalde yıllardır Fenerbahçe forvete ihtiyacımız var mı? Var.
I
Interviewer1:05:35
Tamam. Bugünkü forvetler az mı gol attı?
A
Ali Koç1:05:38
Hayır. Şu an en çok gol atan bir miyiz bilmiyorum ya. Totalde çok olabilir ama o başka bir kategori. O oyuncu o başka bir kategori. O da 40 yılda bir gelir. 40 yıl başlayacak mı, kalacak mı, bilmem ne konuşuluyor. Hesap kitap, vergi, anlaşma, kurallara göre yapılırsa şey kalmaz ki. Harcama limitine yer kalmaz ki. Dolayısıyla her şey kuralına mevzuata uygun yapılırsa zaten bir futbolcuyu harcama limiti doldurur.
I
Interviewer1:06:25
Burada yapı deyince hakemlerle ilgili de soru sormak istiyordum.
A
Ali Koç1:06:31
Yapı mücadelemiz daha başında. Bunu da camiamıza ya anlatamadık ya iletişim kuramadık. Ama bizim 2 Nisan 2024'te yaptığımız genel kuruldan sonra Türk futbolunda çok şey değişti. Ben orayı konuştuğum zaman Türkiye Futbol Federasyonu %1000 büyük eksi kaybedecekti. Herkes öyle bekliyordu. Ha ben olayı kaybettim demiyorum, yanlış anlamayın. Ama ben o riski alarak çıktım konuştum orada.
İmza kampanyası diyorum ya. Cumhurbaşkanı, biz gidince olay oluyor, başkaları gidince normal. Bir hisse satınca olay oluyor, başkaları satınca normal. Bizim imza kampanyasıyla ilgili hiçbir alakamız yoktu. İnanmadığımız için değil, bazı kulüplere güvenmediğim için. Kulüpler Birliği başkanı olmama rağmen hepsi burada. Telefonda 'kaçıncı imza verelim, yarın yapalım bitsin' diyorlar. Biz 11 mi 12'yiz, o da başka kulüpler rica etti, sen kulüp başkanısın bu adam gitmeli dedi. Bak bunların ipiyle kuya inmez bazılarının. Sonra ne oldu? İmza kampanyası kime mal edildi? Bize mal edildi. Ali Koç'un kayına binmeyin, bize oldu.
Bakın biz Cumhurbaşkanımızı ziyaretlerimizden hep sonra bir saldırıya uğruyoruz. 2018 Cumhurbaşkanımız Yüksek Divan Kuruluna geldi. Biz ne zaman Cumhurbaşkanımıza böyle yakın bir görüntü versek bambaşka şeyler oluyor. Divan kurulu üyesi oldu. Berat Bey bir konuşma yaptı, Allah razı olsun. Biz konuşmayı biz yazsak bu kadar iyi konuşma yapamazdık. O FETÖ ile mücadelemize olan saygısını o kadar güzel anlattı ki sonraki 110 günde ben 33 defa bazı kuşlar tarafından çok ağır olumsuz bir şekilde hashtag'le trend topic oldu. Camiam isterdim bana sahip çıksın diye.
110 gün, her 3-4 günde bir. En son bu yönetim seçildikten sonra yine cumhurbaşkanımıza gittik. Cumhurbaşkanımızdan çıktık, 15 dakika sonra havaalanına giderken sosyal medya paylaşımı oldu. Enes Kanter elinde forma: 'Başkan Ali Koç'a ve yönetime teşekkür ediyorum' diyor. 2021'de girilmiş ve 2020'de Fenerbahçe reddetmiş, açıklama yapmış, 'Bunun bizle alakası yoktur' diye. Aynı şeyi biz cumhurbaşkanı çıkarken bir daha girdiler. Yani bizim cumhurbaşkanımıza yakınlığıyla ilgili birilerinin rahatsızlığı var. Riyad'da da söyledim.
Hakemlere geliyorduk, hakemlere de geleceğim. Hakemler büyük eksik. Yok biz yalıda İbrahim Hacıosmanoğlu'yla buluşuyormuş, böyle olmayan şeylerden hikayeler, kalem şöörler, trollerle neredeyse film senaryosuna dönen bir şey. Adamlar gidiyorlar Süper Kupa öncesi Urfa'da bir fabrikada buluşuyorlar, kimse sesini çıkarmıyor. Onun için ben biraz camiama kırgınım. Camiaların gücü taraftarından gelir.
Şimdi hakemler, 8 Mart operasyonuna ben karşı çıkmıştım. Niye karşı çıkmıştım? Atletik test kaldırılmış, sınav kaldırılmış, o kaldırılmış. Dedim ya böyle adrese teslim hakemler mi getirilecek? Giden isimlerin hepsi Fenerbahçe'ye zarar vermiş isimlerde. Bir ikisi hariç. Haklarını yemeyelim. Burada Fırat Hoca gibi birine haksızlık yapıldı mesela. Ama sonra bu hareketin doğru olduğunu gördük. Biz ilkesel olarak karşı çıktık. Sezonun ortasında fol yok yumurta yok.
Ben şeye gidiyorum, İFAB başkanı bana geliyor, 'İFAB yetkilisi ne oluyor Türkiye'de?' diyor. UEFA başkanı başka bir soru soruyor. Garip bir durumdu. Ama şimdi geldiğimiz noktada bir federasyon var. Seversiniz sevmezsiniz. Ben federasyon başkanını seçim günler önce tanımazdım. Aramızda da onlarca dava var. Daha doğrusu benden ona. Geçmişte söylediklerine bakarsan insanlar tanışınca başka şey oluyor. Büyük dostluklar büyük kavgalardan da çıkmıştı. Dostum diye söylemiyorum ama ben neyini seviyorum? Dik durabilen bir adam. Sosyal medya saldırısıyla, bunla baskıya dayanabilen adam.
Ondan önceki dört federasyona bakın. Nasıl oluştuğuna bakın, kimlerin oluşturduğuna bakın. Siyasi hassasiyetler var, siyasi beklentiler var, kurulların oluşum şekli. Dört federasyonda da futbol hep aşağı aşağı aşağı aşağı. Bu federasyon çıkartacak demiyorum ama bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bu kronikleşmiş 202 senelik kirli düzeni 10 ayda değiştiremezsiniz. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Bak ne oldu Nisan'dan sonra büyük eksik gitti. Bakın size bir şey söyleyeceğim. Bizi delegelere form verdiler. Finansallar. 6 imzalı yönetim kurulundan. Yanlış çıktı. Bu federasyon geldi anlattı. Kitap biz dava ettik. Tek dava eden kulüp biziz. Mahkeme uygun bulmadı.
I
Interviewer1:12:47
Çok affedersiniz, mahkeme dava ettiniz ve davayı reddetti. Değil mi?
A
Ali Koç1:12:54
Biz federasyona mı ettik? Federasyon dava açtı.
I
Interviewer1:12:59
Evet.
A
Ali Koç1:13:02
Şimdi ya ne demek ya delegelere yanlış bilgi vermek? Varsayılan kitapçık. O kitapçıktaki yalan beyanın mahkeme tarafından reddedilmesini de şu anda ben kabul edemiyorum. Şaşırdım açık söyleyeyim size. Ama Türkiye'de hukuk insanları farklı işliyor.
Bak ne dedim ben demin? Bir kulübün bu sene yaşadıklarının onda birini biz yaşasak adliye koridorlarındaydık. Şimdi burada imzalamadılar. 3 kişi imzalamadı. Biliyor musunuz hangi 3 kişi imzalamadığını? Türkiye Futbol Federasyonu 300 küsür delegesine sunulan finansal tabloları kimlerin imzalamadığını biliyor musunuz?
I
Interviewer1:13:49
Hayır ben bilmiyorum. Açık gerçekten açıklarsanız çok memnun olurum.
A
Ali Koç1:13:53
Başkan, başkan yardımcısı ve Türk futbolunda geleceği olan bir kişi daha. Sonra yeni federasyon geliyor, gezdiriyor karar. Yönetim kararını yine imzalamıyorlar. Çıt çıkmıyor ya. Bir kişi konuşmuyor. Çünkü Türkiye'de gerçekleri söyleyenler gerçek söylediklerini ispatlamak zorundalar, diğerleri değil.
Neyse onlar gitti. Ne oldu? Hakemler yavaş yavaş gençleşme operasyonu başladı. İnanıyorum ki bir sezon sonra daha da fazla olacak. Tabii bunun da geçiş sıkıntıları oluyor. Çok hatalar da yaptılar. Kim? Hakemler, genç hakemler. Normal, gayet normal. Önemli olan hasta insanı sağlıklı bir insanla ve sağlıklı bir insanı hasta bir insanla yatağa sokarsanız sağlıklı adam da hastalanır. Benim korkum bu şeyi temizlemezsek bu gençlere de sirayet edecek.
Şöyle bir şey pompalanıyor Tayfun Bey. Eminim ki biliyordur. Bu federasyon gidici. Aylardır bu şey yapılıyor.
T
Tayfun Bayındır1:15:03
Evet, ne yazık ki biliyorum.
A
Ali Koç1:15:05
Hakemler böyle ortada kalmış. Hani bu değişimin parçası mı olalım, yoksa uzak mı duralım? Bu hala pompalanıyor. Federasyon ne yapar ne eder bilmiyorum. Biz de hakemlerden sıkıntıdayız, herkes hakemlerden, yıllardır.
I
Interviewer1:15:18
MNTK komitesini şu anda nasıl görüyorsunuz? Pozitif, negatif, yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla?
A
Ali Koç1:15:24
Benim genel sekreterim Gaziantep maçından sonra bir şeyler söyledi. Yayındaydık, takip ettik. Benim bilgim dahilinde söylenmiştir. Çünkü ben 2 aydır niyet sorgulamaya başladım. Haklı olabilirim, haksız olabilirim. Niye sorgulamaya başladım? Ama hakemlik camiasında bu arkadaşlar bir şeyler yapıyorlar. İnşallah yeni dönemde yapılanma daha da farklı olacak.
Ama top yekün hakemlik müessesesinin baştan aşağı kendini yaratması, dizayn etmesi, eğitiminden alt ligden Süper Lig'e gelene kadar süreç dahil olmak üzere, lisans da dahil olmak üzere eğitilmeleri gerekiyor. Ve Acun Bey'in dediği bir şey var, ben buna çok katılıyorum. Türkiye'de herkes 34 kulüpten birini tutuyor. Ne yapsın? Hakemler daha ilk ayak bastığı zaman kariyerlerini orada soracaksın, hangi takımlı? Onu not edeceksin. Kariyerleri ilerlerlerse, o takımlar alt liglere gelirlerse onlara o maçları vermeyeceksin. Çok basit bir şey bu. Bugün yapamazsın çünkü o ama şimdiden o süreci başlatabilirsin.
Hakemlik akademisi var, dernek var, bir şey var. Böyle garip garip ilişkiler var. Ya bir tane hakemin 3200 tane davası olur mu ya? Hakaret davası ya. Hiçbiriniz ama kusura bakmayın, özür dileyerek bunu söylemek zorundayım. Sizsiniz kamuoyunu aydınlatmak zorunda olan, biz değiliz.
I
Interviewer1:16:48
Hakemleri iş... şimdi bir saniye, bir saniye lütfen, çok özür dilerim.
A
Ali Koç1:16:52
Hemen defansif olmayın.
I
Interviewer1:16:54
Defansif değilim, destek vereceğim size. 3200 davadan 40-50 milyon lira kazanıyorsa ne demek ya? İhaleye koyuyorlar 60 dava, 100 dava, parayı peşine alıyorlar sonra avukat uğraşıyor.
A
Ali Koç1:17:06
Şimdi ben dönüp desem ki bilerek hata yapıyorlar, hakaret yesinler de şeye gitsinler diye. Hakaret yiyen bir insana da hakkını koruma diyemezsin, mahkemeye gitme diyemezsin. Böyle bir spekülasyonun önünü açar bu söz. Ben bunu futbolun Avrupa futbolun tepesindeki insanlarla paylaştım, hayret ettiler ya. Hakikaten böyle bir şey var mı dediler. Bu bir tane hakem.
I
Interviewer1:17:26
Sayın başkan, eksik biliyorsunuz. 10.000 adedin üzerinde. Ben sabahları burada şu karşıdaki masada yayın yapıyorum, saat 11'de. En az altı kere yayınlarımda bunu dile getirdim. Hakemlerin maç ardından sonra kendilerine yönelik eleştirilerin karşılığında sosyal medyadan dava açmaları. Davayı açan avukat da hakem, dava açan hakemler de ortak. Ama bu sorun bugün çıkmadı ki. Bu sorunu çözmesi gereken şu anda iyi gidiyor dediğiniz federasyon.
A
Ali Koç1:18:01
Bir dakika, çok özür dilerim. Bu sorun, dava işi dijital medyadan sonra çıktı. Daha önce kimse kimseye hakaret edemiyordu. Dijital medya, sosyal medya hayatına gelince itirazım yok. Dolayısıyla 8-10 senelik bir unsur bu. Böyle yıllardır olan bir şey değil.
I
Interviewer1:18:14
Hayır, 3 yıl da olsa, 4 yıl önce Fırat Aydınus vardı. Ona da bir süre eleştiri... Adı geçtiği için söylüyorum. Fırat Hoca'nın dava açtığını gördük mü? Bilmiyorum.
A
Ali Koç1:18:24
Ya bunlar tabii nahoş şeyler. Hakemlik camiası gerçekten olmaması lazım. Hakemleri de o kadar hata da yapılıyor ki, gerçekten korunacak yeri de geçiyor hakemlerin.
Bizim bu mücadelemiz devam edecek. Bu mücadele Fenerbahçe için değil, Türkiye için, Türk futbolu için ve inanın toplumsal huzur için. İnsanlar bir gün evine gidip şampiyonlukların, maçların sahada kazandığına inandığı zaman bu ülke çok daha huzurlu olur. İnanın buna. Ben bu değişimin devam edeceğine inanıyorum ama bir hata yaptı bana göre federasyon.
Yabancı var geldi. Nisan'dan sonra neler oldu diyoruz: Temizlik başladı, genç hakemler geldi. Sonra Galatasaray-Fenerbahçe maçına yabancı bir hakem geldi. Dünya çapında bir hakem, Vincic. Karşı olanlar bile bu fikre doğru yaptı federasyon dedi. Kamuoyu sahiplendi. Beşiktaş, Trabzon, Samsunspor onlar da istedi. Bütün konjonktür buna hazırken birdenbire 180 derece başkan geri dönüş yaptı, vazgeçti. Ben buna anlam veremiyorum.
Kaliteli hakem bulunamayacağından dolayı. Bakın ben UEFA başkanıyla konuştum. Ha bunun için konuşmadım. Vincic'ten çok memnun olduğunu söyledi ve başka takımların da Vincic her maça gelmez dedi ama bunun gibi 5-6 tane bu kalede yollayabileceğimiz hakem vardı. Bir şey oldu orada, ne olduğunu ben anlam veremedim. Ama şunu diyeceğim: Türkiye'de futbolda bazı sıkıntılar değişmeye başladı. Olumlu adımlar atılıyor. Belki onun için bunları devirmek istiyorlar.
I
Interviewer1:20:14
Peki futbol sever olarak Galatasaraylı futbol severler de diyebilir bunu, Fenerbahçeli futbol severler de. Derbiye Vincic geldi. Paris Saint-Germain-Arsenal maçını da yönetti ki orada da tartışmalı pozisyonlar vardı. Mesela ilk maçı o mu yönetti?
A
Ali Koç1:20:25
İlk maçı o yönetti ki Arsenal'in pozisyonuyla ilgili nasıl... Hayır hayır. Paris Saint-Germain-Arsenal maçı yönetti Londra'daki. Orada da tartışmalı pozisyonlar vardı. Vincic geldi bir performans sergiledi. Sonra yabancı var geldi. Geçen senenin ikinci yarısı, bu yılın ikinci yarısı. Aslında 3 aşağı 5 yukarı bu değişim sizin de söyleyebileceğiniz ölçüde yakın bir şekilde oluyor.
I
Interviewer1:20:45
Ama bir yandan da Osimen'den bahsettik. Galatasaray'ına çok fark oluşturan bir isim oldu. Belki Icardi'nin sakatlığı olmasa Galatasaray şampiyonluk yarışa çok geride kalacaktı. Siz 8 puanlık puan farkının 3'e düştüğünü söylediniz. Kasımpaşa beraberliği var Galatasaray'ın, arkasından Beşiktaş'a mağlup oldu. Bu sezon hakemden etkili olduğunu düşünüyor musunuz?
A
Ali Koç1:21:11
Demin söyledim ya, yabancı var gelene kadar çok büyük hatalar yapıldı ve dengeli değil o hatalar. O bölüm etkili oldu diyorsunuz. Şimdi 8 puana çıkan bir... Ya ben mazeret üretmiyorum. Ben bir tespitte bulunuyorum. Farklı tespitiniz varsa söyleyin.
I
Interviewer1:21:21
Ben bu çünkü siz bununla yatıp kalkıyorsunuz. Ben sizin kadar bunu programda da konuştuğumuz için geçen sene özelinde hakem hatalarını belki bu kadar kafa kafaya giden Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı deplasmanda yendiği, karşılaşmanın da olduğu, yenilmediği derbiler özelinde bu kadar maç kaybetmediği, ilk 6'da son sırada görünüyor biliyorsunuz yukarıdaki takımlara karşı. Böyle bir puan durumunda bu oyunla hakemlere ben bağlayamıyorum açıkçası.
A
Ali Koç1:21:50
Hakemlerden dolayı şampiyonluğunu kaybettik demiyorum ama hakemlerin de özellikle ilk yarıdaki yaşananlardan bir Beşiktaş-Galatasaray maçını gözün önünüze getirin. Trabzon maçını getirin. Ya bırakın Anadolu takımları maçlarını dört büyük getirin ya. Sekiz kart verilmedi Beşiktaş maçında. Ama velhasıl biz elimizle teslim ettik diyorum son dönemdeki hatalarımızdan dolayı. Ama ona rağmen ilk sırada olmasalardı yine bugün belki kafa kafaya gidiyordu. Galatasaray da son dönemde vites arttırdı ama düşük viteste her zaman bir şekilde bir kurtarıcı oldu.
Dolayısıyla hakemlerle ilgili söyleyeceğim bu. Yapı, yapı, yapı, kim ne derse desin Türkiye'de kronikleşmiş yapısal futbol sorunları var. Bunlar giderildiği zaman hepimiz bundan fayda göreceğiz. Buna inanın. Ve Fenerbahçe hatalar yapabilir, yanlış yatırımlar yapabilir, camia içi kopukluk olabilir. 11 senedir şampiyon olmamasının futbolun olağan akışıyla hiçbir alakası yoktur. Aziz başkan döneminde de çalındı şampiyonluklarımız. Biz camia olarak bir silkelenip omuz omuza verip yek vücut tek ve bütün bu mücadeleyi vermemiz lazım. Biz vereceğiz ama camiamız olursa çok daha kuvvetli veririz.
Ama bir şekilde camianın okları hep içeriye doğru çevrilecek bir iklim yaratıldı. Biz, bizden sonrakiler, eski başkanlar, ileri gelenler, kanaat önderleri çözmek zorundayız bir şekilde.
Şimdi stadı belki sorabilirsiniz. Stadı benim söylemem lazım. Çünkü 4.8'e Ali Koç aldı. Ali Koç şimdi de stat projesi çalıyor. Bu beni rahatsız eder, hem de çok büyük rahatsızlık eder. Ben de bu işi mimarlara sordum o gün. Yüksek Divan Kuruluna gelen mimarlara. Sonra Nihat Bey, Nihat Özbağ'la toplantı sırasında Hamdi Bey arasında bir konuşma oldu. Tatsız olduğu bellidir. Ben de sordum ne oluyor dedim.
Nihat Bey iki gün sonra yemedi içmedi, uçağa bindi. Sabah İsmail Küçükaya çıktı. Ben gerçekten anlam veremiyorum. Önce şunu söyleyeyim. Biz o stadın içine roketler takıp 100.000 kişiye getirip istediğimiz yere kaldırıp Maltepe'ye götür oraya. Bu stat Aziz Yıldırım'ın yaptığı stattır. Her yerinde teri, emeği, çabası, her şey vardır.
Statların birinin yapılmasında 1997 Yönetim Kurulu. Ben başkandım o zaman, senaryo tarafını 5 yıllık kombine satarak 10-12 milyon dolar mı euro mu şimdi hatırlamıyorum, para öyle yapıldı. Orası Aziz Başkan sabah 3'te 5'te inşaata giderdi. Şimdi ben bu tartışmayı anlamıyorum. Aziz başkanın zamanında Türkiye'de faizler %60'tı. Aziz başkan bu işi yaptığı zaman %60. Bugün ne? Bugün biraz daha düşük. O zaman millet kredi alıyordu 3 yıllık, 5 yıllık kombine almak için. Fenerbahçe taraftarının parası, emeği, teri vardır orada. Ve bunun da lideri Aziz Yıldırım'dır.
Biz istersek 15 değil 50.000 kişi koyalım. O stadı Aziz Yıldırım yapmıştır. Kimse stad yapamazken, devlet yapamazken, bugün devletimiz böyle bir altyapı yaptıysa futboldan bundan ilham aldığı yer bu Fenerbahçe stadıdır. Arkanızdaki. Bunu yapan Aziz Yıldırım'dır. Bu cesareti gösteren. Bunun tartışılması bile abesle iştigal.
Şimdi gelelim büyütülmesine. Ya beni en derinden yaralayan konulardan biri de budur. Çaldılar. Niye çaldık ya? Zaten bu mimaride stadın 5 aşağı 5 yukarı büyütülmesi aynı mimariyle yapılıyor. Ama ben buna okumak zorundayım. Bu Adnan Aksu açıklama yaptı polemiklerden sonra. Şimdi ben gittim Adnan Bey'e dedim ki: Sizin bu Hamdi Akın'la yaptığınız aylardır yaptığınız çalışmayı Nihat Bey'le yaptınız mı geçen seçim öncesi bir sene evvel? Hayır dedi.
Biz de gösterdik bize Aziz Başkan'ın yolladığı fotoğrafları, birkaç çizimi. 'Bu başka bir stadın üstüne şey yapılmış' dedi. 'Bunu müellifi biziz, biz yaparız' dedi. Müsaadenizle bu çok önemli benim için.
I
Interviewer1:26:23
Tabii buyurun.
A
Adnan Aksu1:26:27
Şimdi Adnan Aksu'nun sözlerinden: 99'dan 2006'ya kadar stadın hem proje hem inşaat aşamasında imzamız var. Burada çok büyük emek harcandı. En başta Aziz Yıldırım'ın çok emeği var. Tüm yöneticilerin emeği var. En başından bugüne 100'e yakın yönetici değişti. Onların çoğunun emeği var. Böyle bir emeği bu tartışmanın içinde harcamak üzücü geliyor bana. 1999'da stadımızın kiralama süresi dolmuştu. Bakan, başkan...
A
Ali Koç1:26:53
At Aziz Yıldırım's request, we prepared a lease application file for the Youth and Sports Ministry, and once the agreement was reached, we began construction of the stadium. For the first time in Turkey, beams were used in such a large structure. Hamdi Akın was the executive in charge of construction. He worked tirelessly for months and was able to make the presentation. Hamdi Akın also asked us to inspect a new stadium in Hamburg, and we applied the boxes we first saw there to the Fenerbahçe stadium. From the very first day of the stadium, we were always there — three days a week, day and night on the construction site, because sometimes Aziz Bey would come at night to check on progress. After the stadium, the board changed, and we worked with valuable people like Hamdi Akın, Nihat Özdem, and Nihat Özbağ. Together with Sayın Ali Koç, we held countless meetings while the 1,300-person VIP boxes were being built. We were present at every step, because we are the architects of that stadium and we put tremendous effort into it.
H
Host1:31:57
Let me ask you something.
A
Ali Koç1:31:59
There are many projects. Let me tell you about this too — I had given clues about it at the High Divan Council. I want to thank Hakan Bilal Kutlap first. He came to the podium and spoke. We've always said this — you need to come out on platforms like YouTube and address the congress. Aziz President always said this too. He himself didn't always follow it in the past, but that's how he raised us, that culture was instilled in us. So I thank Hakan Bilal Kutlap for coming. There was no election atmosphere at the time, so we can't say anything about the candidacy announcement. It's his right, but what struck me most was his self-confidence and courage — the courage to think he could be president of Fenerbahçe. You might say, why not? Anyone can be. But let's go back to July 3rd. We suffered a great injustice on July 3rd. Ten years later, we cleared our names in every court. And now — do we file lawsuits? No compensation, no reconciliation was ever done. But this man held a press conference at the Çırağan Palace and said Aziz Yıldırım and the entire board of directors should resign. If we had resigned that day, if the community hadn't stood behind its president and administrators — what would have happened? The prosecutor himself said they thought we'd be pacified within weeks. We all stood firm. Only this one man went and gave testimony against us. The fact that someone who did this thinks he can be a candidate for president of Fenerbahçe — I respect that audacity. I'm amazed. Tremendous courage. Tremendous self-confidence. What I'm really curious about is those who walked alongside him, those who were in prison that day. He gave testimony, and then — let me tell you something.
H
Host1:37:22
Please, let's continue. You mentioned financial independence. There were several more projects. We've already discussed the stadium. You actually announced several projects at once. Can you explain what this financial independence means going forward?
A
Ali Koç1:37:36
Shall I explain?
H
Host1:37:37
Of course.
A
Ali Koç1:37:39
Financial independence means, for example, not being under UEFA's grip. Being able to make transfers within the framework of your income, not being in a position where you can only buy as much as you sell. Being able to use your income as you wish — not parking half of it in a bank. Not having to go to banks for permission on every financial move. Having a balance sheet where you can take on debt and credit when you want. Want to build a stadium? Infrastructure? Real estate projects? We are currently not in a position to make our own financial decisions. All our money goes to a bank, and we can only use what they allow. We've paid 3.2 billion in principal and interest since 2021. Daily euro interest — around 1,000 euros per day. Interest rates went from 89% to the 50s. This is something that also bothers Aziz President — according to his calculations, we're not telling the truth, and the people around him are lying. There's a difference between various types of debt. When we arrived, there was no IFRS, no consolidation, no proper accounting in the association. We write severance pay as debt, unused leave days as debt. We do it with proper accounting logic. Both sides — the association and the company — are consolidated.
H
Host1:44:13
So if we return to projects — you mentioned several projects simultaneously. Let me ask: where will this money come from? How will you have money? Are there new sponsors? Is a sponsor coming for the stadium naming rights? Have you found other sources? These are great questions. I'm asking because these numbers are really very extreme for me. Of course, this can be explained through a budget method, but you need to tell the person on the street — X company will come and name the stadium, and we'll earn money from it. Will it be like this in two or three months?
Our special broadcast continues. Tayfun Bayındır had a question before the break about the projects. The floor is yours, Sayın Başkan.
T
Tayfun Bayındır1:45:55
Can you remind us again? I asked, Mr. President — how are you going to raise all this money? Did you find sponsors? Who's coming?
A
Ali Koç1:46:00
For these matters, I want to congratulate our Secretary General. He is doing extraordinary sponsorship work, extraordinary negotiations and deals. According to his latest presentation to the board, our sponsorships next season across all branches are growing 40% in euro terms — 40%. For the first time, we'll have different domestic and international jerseys. Now, regarding projects — the Kenan Evren land. Aziz President started this process in 2002. He built three schools and an indoor sports hall and gave them to the state. We received the preliminary permit in 2020 and the 30-year partnership right in 2024. After our visits to Ankara, things started moving on our other real estate projects too. I want to thank our President and Minister Murat Kurum for their support. Nedim Keçeli is developing the Kenan Evren land — the Seba Group knows real estate very well and has drawn up an amazing plan. The Kışlaoğlu College land — 27 decares, we had to demolish the college due to the earthquake, there will be a project there. These are revenue-generating projects. The Maltepe construction — between 47 and 60 million euros. The construction has started. We also need a pond for water collection. The Maltepe training facility will be an incredible complex, perhaps inspiring others. We pay about 6 million euros in rent for it, to sustain our Olympic branches that generate no revenue. Stadium capacity expansion will start next May — we'll build Lego-like parts in advance and assemble them. Our swimming pool needs a complete overhaul. Jersey sponsorships will grow 40%. Stadium naming rights — very positive developments, but nothing is final until it's signed. Five-year deal. We'll also take it to various countries. And there's one more thing I can't mention due to legal reasons, but it will be resolved within 34 weeks. Based on our calculations, we expect an opportunity of over 50 million euros, giving us more firepower in our transfer budget. But we must not repeat past mistakes — Fenerbahçe cannot afford to be in this financial position again. If we leave now, there's a high chance all this won't happen. We've clawed our way to the edge. People say we did nothing — let me tell you, I think this is the perfect time to be a candidate for Fenerbahçe president, because the problems are behind us now and we're heading toward the cream of the work. If we had even one championship, all this would be even more valuable. This is not stubbornness — it's belief. It's responsibility. I'm not doing this for personal gain — the harm to me far outweighs any benefit. No one can force me to stay. I choose to.
T
Tayfun Bayındır1:58:42
Sayın Başkan, you were talking about figures and something got lost along the way. There's an agreement made with the banks — at the time it seemed very efficient, but in the long run it works very much against the four clubs. The first such agreement. It seemed efficient at the time, but I think it was a poorly foreseen arrangement, and now it's reached a terrible point. Four clubs are trying to get out of the bank agreement. Trabzonspor got out. In your latest statement, you said you'd get out of 50% of it. Is it 50% of the 3.4 billion?
A
Ali Koç1:59:23
That's what I remember. From all of it, 50% of our money will now stay with us. Currently, 50% is deducted directly at source.
T
Tayfun Bayındır1:59:30
No, I know that. You earn a revenue and it comes in —
A
Ali Koç1:59:34
I always say this — the moment it crosses into Edirne, the state takes half. The banks say so. It comes back to you. What I'm trying to say is — they say 'banks' — actually two banks, one dropped out, Aktif withdrew — three remain. The reason I'm asking is: when you exit this bank agreement, are you paying off all your debts?
T
Tayfun Bayındır1:59:39
So when you exit the bank agreement, are you settling all your debts?
A
Ali Koç1:59:57
Yes.
T
Tayfun Bayındır1:59:57
So that's how you're doing it.
A
Ali Koç1:59:57
Yes.
T
Tayfun Bayındır2:00:00
Yes. So then — when we sell a player in June, for example 20 million, all of it stays with us? That's what I wanted to ask. Clearly.
A
Ali Koç2:00:10
Okay, okay. Well, the agent, the previous club — those are separate details. Listen, Tayfun Bey, when we sell a player — let's say we sell for 10 million. The previous club gets 10% of the profit. If there's a payment to the player, that goes to the player. Sometimes during the transfer window, player demands increase so much that we include a small share of the future sale too. Our net is below 10 million, but the bank deducts from the full 10 million. Fenerium — did it make 100 million in sales? Well, subtract the cost of the jerseys! They deduct 50% from 100 million. We've kept this ship afloat under these conditions, and I believe we're the club that received the least support — from state entities.
H
Host2:00:56
Second question — I think this is important. What is the state of relations with the Ministry of Finance? I'm asking because there was a period when the tax rate on amateur branches was very low and it strengthened your position considerably. Then this rate was changed and raised, and you fell into quite a difficult situation.
A
Ali Koç2:01:17
From 15% to 40%? When did that happen?
H
Host2:01:19
During Covid, before Covid actually, but under a different finance minister. Not the current one. I said Ministry of Finance, not the minister directly. Have you had any initiative to bring this 40% back down, especially in your capacity as president of the Clubs Union?
A
Ali Koç2:01:37
Many times. Many times. Not just me — other big club presidents went back and forth. The fact that this topic can't even be discussed at the table. It was a huge mistake to raise it back then, and the timing was very telling. Now it's cost us dearly. We settle most players on net terms. The paperwork stays with us. From now on, we'll structure agreements solely for withholding tax purposes. Withholding tax was frozen, tax was increased, and at the same time withholding tax refunds were frozen — which was our lifeline. The tax reduction for branches existed during Aziz President's time too — that was his achievement. Then they froze it. We couldn't understand why. Then interest rates rose, then Covid hit on top of it. Remember, at that time only football was entertaining people — all other branches were shut down, athletes were idle. So to summarize: we have many projects running in parallel. Some permits were just obtained, others were initiated because the current management has the courage and knowledge. In Maltepe, we acquired the land 23 years ago, but it's military land — buildings had to be removed, roads built, before we could even start construction. Now it's ready. The end of this tunnel is bright, and we will emerge from this spiral. God willing, we'll be the ones to do it, and we'll leave a clean Fenerbahçe for those who come after us.
H
Host2:03:35
Alright, Sayın Başkan, thank you very much. I won't keep you too long — the PSG-Arsenal match is coming up, I'm sure you'll want to watch. But as a final question, I've been checking social media while we were talking. Some of your comments about Osimhen were interpreted differently by fans regarding Galatasaray — that his arrival benefited Galatasaray and Icardi left. There are questions about that. Would you like to clarify?
A
Ali Koç2:04:03
I explained how Osimhen's transfer happened, that such a thing was never offered to us, that it was a transfer that happened by chance. And then — such luck that the other strikers got injured. He was there.
H
Host2:04:21
What was misunderstood? Some fans apparently read it differently. You've underlined that once more. Last question from social media: you said you'd make sporting transfers, but what fans want to know is — what is the biggest thing you see as wrong from year to year that you'll change regarding the football team?
A
Ali Koç2:04:41
Speed. Speed. A transfer plan based on speed. Our wings this season weren't at the speed we desired.
T
Tayfun Bayındır2:04:49
Do I have one last question?
H
Host2:04:52
Go ahead.
T
Tayfun Bayındır2:04:54
Your new plans and implementations — God willing they come to fruition. God willing your expectations for next season will be as you envision. But if next season your expectations don't materialize — do you have a B plan? If the same pattern continues, if there are failures again — putting that假设 aside — do you have a B plan for next season? You said you'd continue. But saying it isn't enough. If signatures are collected and the congress is held — you said the only way to call a congress is through signatures. If it comes to that, and the community decides to send you off, thinking you deserve it — that would be very sad. But you said that's fate and life goes on. In that situation, I understand you wouldn't be a candidate. Was that your question?
A
Ali Koç2:05:20
Just us saying so isn't enough. No, the only way to go to congress right now is by collecting signatures. It's like asking for early elections in politics — you need 360 MPs, or 400 to change the constitution. I find this a very hurtful process, not befitting of Fenerbahçe. But if it comes to that, and the community sees fit to send us off, thinking we deserve it — I believe it would be a very sad situation. But if that's written in our destiny, then life goes on.
H
Host2:05:57
So in that situation you wouldn't be a candidate, I understand. Was that your question?
T
Tayfun Bayındır2:06:01
That's what I asked. A B plan for next season. If in the first seven weeks there are failures again — external forces, internal forces, doesn't matter — I asked in that sense: do you have a B plan?
H
Host2:06:15
Alright. Thank you very much. Let's get a final message to the fans. Go ahead.
A
Ali Koç2:06:26
Fenerbahçe, regardless of who the president or management is, is going through one of the periods where it most needs its fans. Fenerbahçe Sports Club went through July 3rd in 2011 and performed brilliantly for 10 years. The community — apart from a few different cliques — now needs that same level of performance. What are we fighting for? To reclaim Fenerbahçe's rights. Can you imagine? One team's footballer makes demeaning gestures toward another team's president, and not a single administrator from what's called Turkey's most gentlemanly club does anything. They won't — it's in their DNA. But Fenerbahçe fans aren't standing up! Fenerbahçe needs to stand up for Fenerbahçe. Whether you like the president or not, agree or not — the congress elects a president and board. We've come a good way with structure and struggle, but we have much further to go. We're still at the beginning. So that these cliques don't form again — in my view, there are still FETÖ elements in football. With betting entering our lives, what's happening in the lower leagues is unbelievable. We need a complete detox from this filth. We're fighting for this — not just for Fenerbahçe. But show me one club that had three championships decided in the last week of the season within eight years. That's not football. Two of them were handed to them. Fenerbahçe fans — we forget too quickly in this country. Just like the July 3rd example I gave. I tell the young people: go look it all up on social media, please follow it. But Fenerbahçe is going through the period where it most needs its Fenerbahçe, its fans. I'm not talking about money — God bless our fans. They supported us enormously during campaigns. You don't ask how we made the biggest investment in history, built the most valuable squad, despite the bank taking 50% of every lira at source. How did we do it? Fenerbahçe needs Fenerbahçe. I apologize to our fans — especially the children — for what we're going through. There's no guarantee that the next person who comes will have a magic wand. We've clawed our way to the edge. Give us permission to finish this. Then you'll see. At the High Divan Council, we said: thank God you didn't give up, you endured. When those results start coming out, they'll say it. May God guide our path. I hope our ending will be as we deserve.
H
Host2:09:53
Thank you very much, Sayın Başkan, for being our guest. You answered all our questions — the agenda was truly very hot. Tayfun Bayındır, thank you once again for joining us. Goodbye everyone.
A
Ali Koç2:10:17
Tayfun Bey, thank you very much. Thank you for the extra time. Thank you for hosting us. My favorite channel to watch, as I've said before, is TRT Yıldız.
H
Host2:10:34
TRT Yıldız, thank you. Again, thank you for being our guest, Sayın Başkan. You answered all the questions on the agenda — the agenda was truly very hot. Tayfun Bayındır, once again, thank you to our viewers for joining us. Goodbye.