M. Başar7:49
Evet, yatırımda yakalandık maalesef. Ve dövizin, hatırlayanlar bilir, o dönem 3 katı, 4 katı yükseldiği bir dönemdi. Biz dört kardeş bir enişteden oluşan 5 kişilik bir aileydik. 5 kurucu ortak, 2001 krizi ile birlikte 3 kişilik bir grupla da finansal ortaklık yaptık. Yani toplam 8 ortaklı bir şirket haline geldik 2001 yılında. 2001-2020 elhamdülillah aynı şekilde 8 ortakla yolumuza devam ediyoruz. Çok güzel gelişmiş bir ortaklık kültürümüz var. 2003 yılına geldiğimizde artık yumuşak şekerin de kapasitesini doldurmuştuk ve ne yapacaktık? Aslında 2003 yılı da bizim için bir kırılım noktası oldu. Önümüzde Türkiye'deki büyük firmalar gibi bisküvi, şekerleme, çikolata, kek ve benzeri ya yatay büyüyecek yatırımlar yapacaktık ya da global bir şirket olup aspirin gibi bir aspirini üretip bütün dünyaya satan global şirketler gibi yumuşak şeker kategorisinde büyüyecektik. Tabii tek kategoride büyümek hakikaten risk. Bakkala gidiyorsun, her hafta yumuşak şeker mi olur diye size soruyor. Ya da bu kategoride olabilecek en ufak bir riskte bütün fabrikayı yatırabilirdiniz. Bu bizim açımızdan bir riskti ama biz yine risk almayı tercih ettik ve yumuşak şekerde büyümeye karar verdik. Burada nitelikli, aslında bundan sonra yine ben teoriye dönmek istiyorum. Çünkü biz artık girişimciliğin katma değerli bölümüne, girişimcilik ve katma değer dediğimiz başlığa geçiyorduk. Bu başlıkta neler vardı? Strateji, yol haritası, nitelikli iş gücü, kaliteli eğitim, otomasyon, akıllı sistemler, finansal yatırımlar, ARGE, inovasyon, markalaşma, katma değer. Yani 2003 yılından sonra bizim önümüze yepyeni bir sayfa açıldı ve ilk kararımız işte bu dikey büyüme bizim için bir stratejik yol haritamızın ilk mihengi olmuş oldu. Başka neler yaptık? Nitelikli iş gücüne yatırım yaptık. Sektörün en büyük firmasından en iyi ARGE'ciyi transfer ettik. Böylece dünyanın en iyi yumuşak şekerini üretmeye başladık. Piyasanın en iyi satış üstatlarından satış eğitimleri almaya başladık. Bizatihi yönetim olarak, ortaklar olarak bizler almaya başladık. Ekibimize vermeye başladık. En iyi hocalarımızdan ekonomi konusunda yönetim danışmanlığı almaya başladık. O günlerde Mustafa Özel hocamız da mesela camiamızın bildiği bir hocadır. Gerçekten çok ciddi anlamda ortak çalışmalarımız oldu. Nakit akışımızı iyi yönetecek sistemler kurduk ve 2008 yılına geldiğimizde kurumsallaşma yönünde ciddi adımlar attık. 2010 yılından sonra aslında 2011 yılı bizim için yeni bir kırılım dönemiydi. 1995-2003 yıllarını biz aslında en çıraklık dönemi ya da acemilik dönemi, 2003-2010'u kalfalık dönemi diyebiliriz ama 2011 itibariyle artık bir ustalık dönemine girmiştik. Peki ne oldu bu dönemde? Bu dönemde biliyorsunuz devletimiz 10 yıl içinde dünyada en az 10 dünya markası çıkarmak için Turquality adıyla bir program başlattı. Evet. Biz de o dönemde bu programa başvurduk ve yapılan incelemeler, uzun süren araştırmalar sonunda kurumsal altyapımız bu işi yapmaya müsait görüldü. Tabii Turquality programının içine alındık. Bu gerçekten bizim için müthiş bir motivasyondu. Çünkü bir dünya markası olma yolunda devletimiz bize güvenmişti. Biz bu motivasyonla birlikte şirketin tamamında yeniden bir yapılanmaya girdik. 2013 yılı gibi yönetim kurulu tarafından ben genel müdür olarak atandım. Bugüne kadar, yani 1995 kuruluşundan beri, 2013 yılına kadar şirketin muhasebe, finans, satış, pazarlama, bilgi işlem, üretim, hemen hemen bütün departmanlarında çalışmıştım ve 2013 yılında genel müdür olarak atandım. 600 kişinin çalıştığı bir şirkete genel müdür olarak atanmak açıkçası ilk etapta beni epey bir tedirgin etmişti. Ama çok kısa bir zamanda gerek yönetim kurulu ve gerek ortaklarımızın maddi manevi motivasyonuyla çok kısa zamanda görevime adapte olmuştum. Tabii beni bekleyen çok zorlu süreçler vardı bundan sonra. Çünkü girişimcilik ve katma değer dediğimiz kısımda atılacak, yapılacak o kadar çok iş vardı ki bunların hepsini sırayla gerçekleştirmem gerekiyordu. Peki neler yaptık? 1994-2010 arasını artık anlatmıyorum. 2013 yılı itibariyle yepyeni bir girişimde bulunduk. Dünyanın en çok yumuşak şeker tüketen bölgelerinden biri olan Amerika'da ilk şirketimizi kurduk, Kervan USA adıyla. Bu yine bizim kategoride, bizim ölçekteki firmalara göre Kervan Gıda'nın almış olduğu gerçekten çok büyük bir riskti. İkincisi, dünyanın en iyi yazılım firmalarından biri olan SAP programına geçiş yaptık. Bu da aşağı yukarı bir yılımızı alan çok zorlu bir süreçti. 2014 yılına geldiğimizde yepyeni bir atılım, Manisa Akhisar'da küçük bir şekerleme firması olan Akaş firmasını satın aldık. Ve bu firmayı da yavaş yavaş yumuşak şeker kategorisine taşıdık. 2016 yılına geldiğimizde Amerika'yı kurmuş, başarmış, işler de yolunda gidiyordu. Bu sefer dünya yumuşak şeker tüketiminin en fazla olduğu ülkelerden biri olan İngiltere'de Kervan UK şirketini kurduk ve ilk defa yumuşak şekerde marshmallow hattı dediğimiz yeni bir kategoriye yatırım yaptık. Ve o zamanlar yine özellikle iç pazarda ürün bazında bizi desteklemesi adına Uçantay adında oyuncaklı ürünler üreten bir şirketi satın aldık. 2017 yılında 3. jeli hattı ve Akhisar Fabrikası'nın büyütülmesi için yatırımlar yaptık. 2018 yılında Türkiye'nin 872., yumuşak şeker dalında da 1. ARGE merkezini kurduk. İkinci marshmallow hattı yatırımını yaptık ve satın aldığımız Uçantay fabrikasını Akhisar'da onun içinde bir yer satın aldık ve yumuşak şekerin doğduğu ülke Almanya'da, dünyadaki en büyük beş rakibimizden 3 tanesinin olduğu Almanya'da Eltifood adında bir şirkete ortak olduk. 2019 yılına geldiğinde dikkat ederseniz hep işte 4. jeli, 4. likör, bunlar hep yumuşak şeker kategorisinde hep aynı kategoride yatırım yaparak büyüyoruz. Bir de fonksiyonel ürün kategorisine giriş yaptık. Peki bu nedir? ARGE merkezi kurulduktan sonra özellikle şekerlemenin vitaminli, prebiyotik, vegan, vejetaryen dediğimiz sağlıklı kategorisiyle ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık. Uçantay fabrikamızı Akhisar'a taşıdık ve dünyada 4. büyük ülke olan Rusya'da Kervan Rusya şirketini kurduk. Şu anda İstanbul merkez, Amerika, İngiltere, Almanya ve Rusya olmak üzere dört ülkeye konumlanmış durumdayız. 2020 bu yıl fonksiyonel ürün kategorisine girişle birlikte Happy Life adında bir şirketle ortak olduk. Bu alanda çalışmalar yapmış bir şirket. Böylece bu pazara daha hızlı girebilmeyi hedefliyoruz. İnşallah çok kısa bir zamanda Qlife markasıyla eczanelere de girmiş olacağız. 5. jeli hattı, 5. likör hattı. Akhisar'da 10.000 paletlik bir lojistik depo kurduk ve şu anda da tüm bu hatlarımızın kurulumu için fabrika binasının büyütülmesi yine bu seneki gündemimizde. Tabii bütün bu başarıyı, biz şu anda 2013 yılında önümüze koymuş olduğumuz bir hedef vardı. Neydi bu hedef? 2023 yılında Dünya Yumuşak Şeker Pazarında ilk 5'e girmek. Bugün 2020 itibariyle 8. sıradayız. Biz bunu 2023 değil de daha hızlı yapabilir miyiz noktasında açıkçası bu bugüne kadar yakaladığımız bu başarıyı taçlandırmak, gururla taşıdığımız bu markamızı ve bayrağımızı, dünyanın her tarafına taşıdığımız bu bayrağımızı ve markamızla halkımızı da ortak etmek ve 2023 yılından önce belki de sürpriz olup 2021 yılında inşallah dünyanın ilk beş yumuşak şeker firması arasına girmeyi hedefliyoruz. Bu vesileyle inşallah Allah nasip ederse, her şey yolunda giderse Kasım ayının ortaları gibi halka arz olacağız. Bundan sonraki hedeflerimiz nelerdir diye sorarsanız, yaklaşık 2100 çalışanımızla kilitlendiğimiz 34 tane hedefimiz var. Bunlardan birincisini az önce söyledim: Dünyanın ilk beş yumuşak şeker firması arasına girmek. İnşallah. İkincisi, Türkiye'de yumuşak şeker tonaj bazında pazar lideriyiz ama markalı bazda Türkiye pazar ikincisiyiz. 2023 yılına kadar markalı bazda da Türkiye pazar lideri olmak istiyoruz. Bu hedefimize de inanmış durumdayız. Ve inşallah 2023 yılında bunu da başaracağız. Üçüncüsü, her zaman ihmal etmediğimiz, bundan sonraki halka arz sürecinde aslında belki daha da öne çıkan sürdürülebilir karlı büyüme. Dördüncüsü ise gündemimize son yıllarda giren dijital dönüşüm. Tüm süreçlerimizin dijitalleşmesini başlattık. Ve bu süreci inşallah hızlı bir şekilde tamamlayacağız. Evet. Bunlar bizim girişimlerimizdi. Benim bundan sonra girişimcilere tavsiyelerim nelerdir diye sorarsanız, bir kere stratejik düşünmelerini tavsiye ediyorum. Mutlaka hedeflerinizi belirleyin. Biz 2013 yılında dünyanın ilk beş yumuşak şeker firması arasına girmeyi hedefledikten sonra bizim büyümemiz çok daha hızlı olmaya başladı. Muhammed Bozdağ'ın Ruhsal Zeka adıyla bir kitabı var. Bilmiyorum okumuşsanız. Orada özellikle duygusal zeka ile IQ'nün üstünde bir ruhsal zekanın olduğunu, dolayısıyla buraya inanmanın, hatta bu inançta ısrar etmenin insanı hedeflerine çok çabuk götürdüğünü anlatıyor. Çok güzel bir kitap. Dinleyicilerimize tavsiye ediyorum. İkincisi, müşterilerinizi, uzmanlarınızı bol bol dinleyin. Ücretsizdir bu. Bence bunu yapmalarını tavsiye ediyorum gençlerin. Ekosistemi tanıyın. Sektörü ve dinamiklerini yakından takip edin. Çok kişiyle tanışın. Başarı ve başarısızlık hikayeleri dinleyin. Ben tam bu noktada bir girişimci ile ilgili bir hikaye anlatmak istiyorum Halil Bey, müsaadeniz varsa.